Din: Bir Alacak-Verecek Meselesi

Konuya doğrudan ve dolaysız girelim: Din bir hayat nizamı değil, aslında hayatın bizzat kendisidir. Hayata bir nizam vermesi olarak dillendirilmesine olan itirazımız ve bunu kullanma konusundaki çekincemiz, böylesi bir ifade ile dinin, hayattan kopuk olma durumunu çağrıştırmasındandır. Bu durumda sanki din ayrı bir sistemdir ve belki de bundan müstenit hayattan önce var edilmiştir de çelişik …

Devamını oku

Ritüelin Kutsanması

Ritüel; Fransızcadan dilimize geçmiş, Latince kökenli bir kelimedir. Yaygın olarak dini bir tören veya ibadetin tanımlanmış yani zaman ve şekil şartları belirlenerek bir form halinde uygulanması kabul edilmiş prosedürleri manasına kullanılmaktadır. TDK sözlüğünde “1. ayin, 2. adet haline gelmiş olan” diye tarif edilmektedir. Türkçemizdeki tapınmanın ve Arapçadaki ibadet kelimesinin tam olarak ritüelin karşılığı olmadığı, en …

Devamını oku

Ontolojik Bir Deneme

Soru sorma ve sorduğu soruya cevap bulabilme yeteneğinin en önemli melekelerinden birisi ve en önemlisi tabii ki “akıl”dır. İnsanlığın, aklını kullanarak tarihî süreç içerisinde neredeyse bütün sorularına cevap üretebilmesi ve cevaplarını da işe yarar alet ve cihazlara evirebilmesi, adını “gerçeklik” olarak koyduğu varoluşun bütün oluş aşamalarını kavrayıp yönetebileceği hissine sebep olmuştur. Sonuç olarak sorgulamasında ve …

Devamını oku

“Bu Sazların Duyulur Her Telinde Sade Vatan”

Mûsikimiz, maddî manevî yönleriyle bizi saran sarmalayan, her türlü toplumsal veya şahsî tecrübelerimizi, düşünce ve duygularımızı, ideallerimizi, kahırlarımızı, korkularımızı, ümitlerimizi… temsil ve ifâde eden ezgi kodları, ses sembolleri olarak medeniyetimizin en tabiî bir parçasıdır. Duyguları duyuşlara, duyuşları düşünceye yükselten olgunlaşma çemberini ses malzemesiyle inşâ eden mûsiki, tecrübesini kullandığı toplumun hikâyesini, terennüm eder durur. Kendi hikâyemizin …

Devamını oku

“Işıklar İçinde Yatsın” da Ne Demek?

   Toplumdaki kamplaşma farklı derinlikler kazanarak büyüyor. Ayrışmanın sadece siyasi tercih ve hayat tarzı farklılığından ibaret olmadığı açık. Meselenin kültürel alışkanlıklarımıza hatta ortak konuşma dilimize kadar inen veçheleri var. Pek dikkat çekmese de ayrışma en umulmadık noktalarda hatta detaylarda bile kendisini somut tezahürleriyle açığa vuruyor. Bugüne kadar ölenin ardından “Nûr içinde yatsın.” demeye alışmış bu …

Devamını oku

Kemalistlerin Atatürk’e Yaptığını Siz Abdülhamid’e Yapmayın

  Atatürk’ü tabu haline getirenler, onu yıllarca politik bir kaldıraç olarak kullandılar. Evvela onu kendi siyasi kimliklerinin tarafı haline getirdiler, daha sonra da yerleşen bu algı üzerinden kendi konum ve icraatlarını meşrulaştırma yoluna gittiler. Hatta zaman zaman daha da ileriye giderek siyasi muhaliflerini, bir cebir vasıtası haline dönüştürdükleri Atatürkçülük sopası ile tedip etmeye kalkıştılar. Muarızlarını …

Devamını oku

Rabb’e Götürmeyen Bilgiyi N’eylesin İnsanoğlu

Yazmak, ne sancılı bir hadise! Tam erteleyecektim ki “Kalk!” dedi içimden bir ses. Düşünseniz de etrafınızda her şeyi ertelemeyi alışkanlık haline getirmiş bir arkadaşın varlığını. Bugün kalsın, yarın yapacağım. Yarın götürüveririm aldığımı, yarın teşekkür ederim, yarın gönlünü alırım, yarın gösteririm sevgimi, yarın tebrik ederim mutluluğunu… O yarınlar hiç bitmiyor ne yazık ki ve bir süre …

Devamını oku

Üç Ayrı Yaşar Nuri Tanıdım

    Seksenli yılların ikinci yarısında tanınmaya başlamış, kimlik ve kişiliğiyle saygı toplamış bir isimdi Yaşar Nuri Öztürk. Özel kanalların olmadığı, devlet televizyonunun birkaç kanaldan ibaret olduğu zamanlardı o yıllar. Sık sık olmasa da ara sıra ekrana çıkıyor, insanların gönüllerini ısıtan konuşmalar yapıyordu. Uzmanlığı tasavvuftu. İhtisas sahası üzerine konuşmasa bile tasavvufi bir neşve ile hasbihal ediyordu. …

Devamını oku

Yenikapı Mitingindeki Samimiyetsizlik

CHP hiçbir zaman samimi olmadı, olamadı. Samimiyetsizliğinin son örneğini ise Yenikapı Mitinginde Genel Başkanı’nın ağzından verdi. Kılıçdaroğlu’nun dilinden bal damlıyordu o gün. Milyonların gözünün içine baka baka aynen şöyle dedi hazret: “Devletin inşaasında liyakat sistemini esas almalıyız. Yani liyakat sisteminden vazgeçmemeliyiz. İnancımız da bunu böyle öngörüyor zaten. Liyakat sistemi önemlidir. ‘İşi ehline ver!’ diyor yüce …

Devamını oku

Görerek Duyulan Zamanlar da Vardır.

                      Görerek duyulan zamanlar da vardır… Kelimeler… Her biri muhatabın farklı anlamlarla anlayabileceği sesler… Hakikati ve yalanı örten/yırtan sesler… Kelimeler karşısındakinin kelimelerine, kan ter içinde yetişme telaşında. Konuşmak bazen nafile gayret; dinleyen, kendinden habersiz kendindekini duyuyor nasılsa. Kendindekine uyanmışların sohbeti muhabbet. İşte canların buluştuğu o …

Devamını oku

İnsanlık Kimliklerden Vuruluyor

Kimlikler üzerinden kamplaşma! İnanışlar üzerinden toplu infazlar! Siyaset tercihleri üzerinden cepheleşmeler! Tarih okuma biçimleri adına tahkimat! … * Yukarıdaki başlıkları arttırmak mümkün. Arttırsak da eksiltsek de günümüz dünyasındaki kavga alanları bu yaftalar üzerinden meşrulaştırılıyor. Kavgaların sebebi bu yaftalardır demedim, lutfen dikkat. Bu yaftalar “üzerinden meşrulaştırılıyor” dedim. An be an kişiliğinin murakabesini yapmayanlar, eski nisbetlerin kolaycı …

Devamını oku

Darbeye Giden Yol

“Düşmanlarından nefret etme! Muhakemeni etkiler.” Bu replik, Francis Ford Coppola’nın çevirdiği Baba serisinin üçüncüsünde geçer. Bir mafya babası olan Michael Corleone (Al Pacino) haşarı yeğeni Vincent’e (Andy Garcia) öğüt verir bu sözle. Hayran olduğum sahnedir. Filmin senaristi Mario Puzo; kin ve öfkenin, idrak ve muhakemeyi acze düşüren azılı bir düşman olduğuna işaret eder. Müzmin saplantılarından …

Devamını oku

Çâre?!..

Türkiye’miz bir çetin belâ ile boğuşuyor. Fethullah Gülen Grubu’nun umulmadık, on yıllardır saklı tutabildiği(!) çirkin suratıyla yüzleşmek, ülkede muazzam bir travma yarattı. Bu “yüz”ü neden göremediğimizi tartışıyor aydınlarımız. Esasen o “yüz” seneler evvelinden beri tekrar tekrar anlattığımız meselelerdendi. “Türk Müslümanlığı” tezimizin 1998’de yayınlanmasıyla ülkemizde ortaya çıkan vâveylâyı unutmak mümkün değildir. Sızıntı dergisinde hayvan resimlerinin başını …

Devamını oku

15 Temmuz Hürriyet ve Anayasa Bayramı Olsun!

15 Temmuz, Türk Milleti’ne darbe yapıp onu kendi çizdikleri kadere mahkûm etmek isteyenlerin zihnine meşum bir tarih olarak geçecek. Türk’e kefen biçmeye kalkan mihraklar,     herhalde bir daha bu tarihi seçmezler. Zira bundan kırk iki yıl önce yine bir 15 Temmuz’da Türk’ün mukadderatına karşı girişilen bir hareket, aradan bir hafta bile geçmeden Türk’ün ezici yumruğunu indirmesiyle …

Devamını oku

Beklentiyi Bekleme, Gelmez

Beklentidedir insan ve bundandır bekli de insanları hep bir kalıba koyuşumuz. “Sen bu yere çok güzel oldun, hadi giriver içine dediğimiz”. Ama burada unuttuğumuz bir şey vardır ki o da herkesin kendine özgü bir yaradılış tabiatının olduğudur. Ve biz her ne kadar çabalasak da kişinin yeri onu layık gördüğümüz yer değilse yerini yadırgayacak, sığdırmaya çalıştığımız …

Devamını oku

Türk Modernizmi, Kadın ve Özgürlük

Binali Yıldırım’ın başbakanlık makamına oturmasının hemen öncesi ve sonrasında sosyal medyadaki eşine yönelik seviyesiz neşriyatı üzülerek izledim. Bir hanımefendinin giyim kuşam biçimi ve seçtiği hayat tarzından dolayı istihfaf ile karışık bir tenkide hedef olması hatta daha da ileri gidilerek küçümsenmesi üzüntü vericiydi. Bir kısım çevrelere göre bu ülkede birinci dereceden görevlere gelmenin yazılı olmayan bazı …

Devamını oku

Medeniyetimizin Sûr-ı İsrâfîli

Medeniyet; dilden fikre, inançlara, sosyal hayata ve kurumlara, hukuka, ferdî ve toplumsal stratejilere, estetik duyuş ve yönelişlere konu olan sanatlara ve müziğe kadar uzanan çok çeşitli unsurların birbirini dengeleyen sistematik bir yapıyı ortaya koymasıyla dikkat çeken bir alandır. İlk bakışta müstakil gibi görünen her bir unsurun, dikkatli bakışlara muhatap olduğunda, bir diğer unsurun devamı niteliğini …

Devamını oku

Hanım Hey!

            Törem Vardı Törem Hani?   “Oğuz” dediklerimiz, “Töreliler Birliği”, Devlet’se adaletti, kavimlerin dirliği! Töre’yle idi Türklük, iddia evrenseldi! Töre’siz zâlimlerde bulamadık erliği. Töre’yle kutlu Devlet, Töre’yle İl dirliği Töre’de Hakan yay, her bir boy ise ok idi Oğuz, “oklar” demekti, yani onlar çok idi Hikmetle adaletti hepsinin dâvâları Kör …

Devamını oku

Itrî: Öz Musıkimizin Piri

“Şafak Vaktinin Cihangiri” Itrî, kültürümüz için bir bestekâr olmanın çok ötesinde, kadim ses dünyamızın ihtiyacı olan biçim ve muhtevayı sanat gücüyle kazandırmış, ona ufuk olmuş bir kurucunun, bir fâtihin adıdır. “Fâtih” sıfatı dilimizde daha çok ülkeler zaptetmiş büyük kumandanlar, cihangirler için kullanılagelmiş bir kelime. Rumeli’nde fetih için çalışan yiğitlere Yıldırım Bayezid Han devrinden beri “evlad-ı …

Devamını oku

Bir “Dün Dündür, Bugün Bugündür.” Masalı: Süleyman Demirel

“Küfür ve fitne devri kapandı. Şimdi riya devrindeyiz. Onun da eceli gelmiştir beyler. Gözü olana gün ışımıştır!”  Fethi Gemuhluoğlu      Mahşerin dördüncü atlısı da atına bindi ve gitti. Fakat bu sefer o ünlü fötr şapkasıyla değil de her fani gibi sevaplarıyla ve günahlarıyla terk etti hayat sahnesini. Bizim kuşak dünyaya “merhaba” dediğinde Süleyman Demirel …

Devamını oku