Kategori Arşivi: Tuğçe Meç

Oca 27

“Ölümün Biliyorum ey İstanbul Diriliş İçindir”

Her köşesinde Evliya Çelebi’ye has bir duyuşla sezdiğimiz, Çamlıca’dan hangi köşesine baksak Sinan’ın “inşa değil ibadet” ettiğini görerek rahmet okuduğumuz, Galata Köprüsü’nde canân yanımızdayken bütün bir tarihi hissettiğimiz, her bakışta yepyeni bir idrâkle, sanki ilk kez görüyormuş gibi temâşâ ettiğimiz.. Tanpınar’ın Mümtaz dilinden söylediği gibi, “İstanbul’u mu yoksa birbirimizi mi seviyoruz?” diye düşünüşümüz, şehri sevmek …

Devamını oku »

Oca 17

“Gül ve Kül” yahut “Gelenek ve Modernizm”

16118592_10210328996328538_1077848920_n

  Modernizm ve gelenek ilişkisine değinmeden önce bu kavramlar üzerinde biraz duralım. Ortaçağ Fransa’sını Yeni Çağ’dan ayıran ve dinî söyleme, dünyevî iktidara, kiliseye dayalı oluşan yapının katılığına tepki ile ortaya çıkmış bir terim olan “modern” kavramının Batı’daki ilk kıvılcımlarını XVI. asırda bulmak mümkündür ki modernizmin Reform, Aydınlanma ve pozitif bilim ile dayandığı nokta XX. asırda …

Devamını oku »