Kategori Arşivi: Mahmut Haldun Sönmezer

Eki 02

Ulubatlı Hasan Yaşadı mı, Yaşamadı mı?

bir-kahramanlik-hikayesi-ulubatli-hasan-8930321-33890-1920x1080

Son yıllarda yazdığı eserler ve yaptığı televizyon programlarıyla göz dolduran bir târihçimiz, İstanbul’un fethi sırasında bayrağı burçlara diken Ulubatlı Hasan nâmıyla marûf bir neferin olmadığını, bu isimde birisinin hiç yaşamadığını, onun uydurma bir karakter olduğunu söylüyor ısrârla. Elindeki sancâğı sûrlara dikerken şehîd düştüğüne inanılan ve bu özelliğiyle destânlaşıp toplumsal hâfızaya yerleşen bu kahramân asker timsâli …

Devamını oku »

Eyl 10

İrfânımızı Öldüren Sekülerleşme

          “Bu ümit, Neriman’ın neşesini iâde etti. Fakat tramvay biraz ilerledikten sonra Neriman parmağıyla Fahriye’ye caddede bir şey gösterdi:         -Allah aşkına bak! dedi, yol üstünde mezârlık olur mu? Koskoca cadde… Ortasında mezârlık… Mezârlar arasında yaşıyoruz.” Yukarıdaki pasaj Peyami Safa’nın 1931 yılında basılan ünlü romanı Fatih-Harbiye’de geçer. Modern bir yaşantıyla kadîm değerlere bağlı bir …

Devamını oku »

Haz 03

Kimlik Kavgasının Gölgesindeki Târihimiz

​   Târihin mahkemesi olmaz, muhâsebesi olur.   Önyargı ve sâbit fikirler bir türlü yakamızdan düşmüyor. Târihe ilişkin ön kabûllerimizse sadece geçmişimizi anlaşılmaz ve efsânevi kılmıyor, idrâkimizi perdeleyerek ufkumuzu da karartıyor. Târih, zamanla inanç haline dönüşen önyargıların toplumdaki kutuplaşmanın da etkisiyle dozunu gittikçe arttırdığı bir disiplin haline gelmiş durumda. Yakından tanıdığım bir hanımefendi bir keresinde …

Devamını oku »

Mar 21

Hollanda Kendi Ayağına Sıkıyor

Biz, milli varlığımıza yönelen düşmanca hamleleri geri püskürtüp hamle sahibinin aleyhine çevirmesini bilen bir milletiz. Bunun için gerilere gitmeye de gerek yok. Çoğumuzun içinde yaşadığı, daha dün denebilecek kadar yakın devirler bile bunun örnekleriyle dolu. Todor Jivkov, bir despottu. 1984’ten sonra Bulgaristan’daki soydaşlarımıza dönük asimilasyon politikasının mimarıydı. Zorla isim değiştirmekten ibadet yasağına varıncaya kadar temel …

Devamını oku »

Oca 26

Suriye’deki Varlığımız Kutlu Olsun

Bugün “Suriye’de ne işimiz var?” diyenler, geçmişte de aynı şeyi Kıbrıs için söylüyordu. Kıbrıs politikamızı eleştirenler, daha da ileriye giderek adadaki varlığımızın meşruiyetini bile sorguluyordu. Hatta içlerinden bazısı, “O kolordunun orada ne işi var?” diyecek kadar cüceleşmişti. Onlara göre biz, işgalci konumundaydık. Türkiye adadan askerini hemen çekmeli ve uluslararası hukuka aykırı(!) olan bu durum bir …

Devamını oku »

Ara 20

Çürümenin Zaferi: Trump

1476562807516

Doğrusu ben Hillary’nin kazanacağını düşünüyordum. Yanıldığımı söylemeliyim. ABD gibi halkın önüne iki adayın çıkarıldığı ve seçmenin ikisinden birini tercih etmeye zorlandığı ülkelerde istenen adaya seçimi kazandırmanın en kestirme yolu, karşısına seçilmesi zor bir şahsı çıkartmaktır. Halkın teveccüh göstermesi imkânsız gibi görünen bir kişiyi aday yapmaktır. İşte Trump, tam öyle bir adaydı. Ne söyleyeceği kestirilemeyen, her …

Devamını oku »

Kas 22

“Işıklar İçinde Yatsın” da Ne Demek?

   Toplumdaki kamplaşma farklı derinlikler kazanarak büyüyor. Ayrışmanın sadece siyasi tercih ve hayat tarzı farklılığından ibaret olmadığı açık. Meselenin kültürel alışkanlıklarımıza hatta ortak konuşma dilimize kadar inen veçheleri var. Pek dikkat çekmese de ayrışma en umulmadık noktalarda hatta detaylarda bile kendisini somut tezahürleriyle açığa vuruyor. Bugüne kadar ölenin ardından “Nûr içinde yatsın.” demeye alışmış bu …

Devamını oku »

Eki 26

Kemalistlerin Atatürk’e Yaptığını Siz Abdülhamid’e Yapmayın

s-ed28c92b6a4741a1d3b5c122f695115ec43c3ca5

  Atatürk’ü tabu haline getirenler, onu yıllarca politik bir kaldıraç olarak kullandılar. Evvela onu kendi siyasi kimliklerinin tarafı haline getirdiler, daha sonra da yerleşen bu algı üzerinden kendi konum ve icraatlarını meşrulaştırma yoluna gittiler. Hatta zaman zaman daha da ileriye giderek siyasi muhaliflerini, bir cebir vasıtası haline dönüştürdükleri Atatürkçülük sopası ile tedip etmeye kalkıştılar. Muarızlarını …

Devamını oku »

Eyl 27

Üç Ayrı Yaşar Nuri Tanıdım

son-dakika-yasar-nuri-ozturk-hayatini-kaybetti-yasar-nuri-ozturk-kimdir-hayati-1466614776

    Seksenli yılların ikinci yarısında tanınmaya başlamış, kimlik ve kişiliğiyle saygı toplamış bir isimdi Yaşar Nuri Öztürk. Özel kanalların olmadığı, devlet televizyonunun birkaç kanaldan ibaret olduğu zamanlardı o yıllar. Sık sık olmasa da ara sıra ekrana çıkıyor, insanların gönüllerini ısıtan konuşmalar yapıyordu. Uzmanlığı tasavvuftu. İhtisas sahası üzerine konuşmasa bile tasavvufi bir neşve ile hasbihal ediyordu. …

Devamını oku »

Eyl 23

Yenikapı Mitingindeki Samimiyetsizlik

s-dce3289e35fe8782a4a3a51986077ece4da0cd8e

CHP hiçbir zaman samimi olmadı, olamadı. Samimiyetsizliğinin son örneğini ise Yenikapı Mitinginde Genel Başkanı’nın ağzından verdi. Kılıçdaroğlu’nun dilinden bal damlıyordu o gün. Milyonların gözünün içine baka baka aynen şöyle dedi hazret: “Devletin inşaasında liyakat sistemini esas almalıyız. Yani liyakat sisteminden vazgeçmemeliyiz. İnancımız da bunu böyle öngörüyor zaten. Liyakat sistemi önemlidir. ‘İşi ehline ver!’ diyor yüce …

Devamını oku »

Tem 30

Darbeye Giden Yol

“Düşmanlarından nefret etme! Muhakemeni etkiler.” Bu replik, Francis Ford Coppola’nın çevirdiği Baba serisinin üçüncüsünde geçer. Bir mafya babası olan Michael Corleone (Al Pacino) haşarı yeğeni Vincent’e (Andy Garcia) öğüt verir bu sözle. Hayran olduğum sahnedir. Filmin senaristi Mario Puzo; kin ve öfkenin, idrak ve muhakemeyi acze düşüren azılı bir düşman olduğuna işaret eder. Müzmin saplantılarından …

Devamını oku »

Tem 27

15 Temmuz Hürriyet ve Anayasa Bayramı Olsun!

15 Temmuz, Türk Milleti’ne darbe yapıp onu kendi çizdikleri kadere mahkûm etmek isteyenlerin zihnine meşum bir tarih olarak geçecek. Türk’e kefen biçmeye kalkan mihraklar,     herhalde bir daha bu tarihi seçmezler. Zira bundan kırk iki yıl önce yine bir 15 Temmuz’da Türk’ün mukadderatına karşı girişilen bir hareket, aradan bir hafta bile geçmeden Türk’ün ezici yumruğunu indirmesiyle …

Devamını oku »

Tem 11

Türk Modernizmi, Kadın ve Özgürlük

Binali Yıldırım’ın başbakanlık makamına oturmasının hemen öncesi ve sonrasında sosyal medyadaki eşine yönelik seviyesiz neşriyatı üzülerek izledim. Bir hanımefendinin giyim kuşam biçimi ve seçtiği hayat tarzından dolayı istihfaf ile karışık bir tenkide hedef olması hatta daha da ileri gidilerek küçümsenmesi üzüntü vericiydi. Bir kısım çevrelere göre bu ülkede birinci dereceden görevlere gelmenin yazılı olmayan bazı …

Devamını oku »

Haz 23

Bir “Dün Dündür, Bugün Bugündür.” Masalı: Süleyman Demirel

1434529595392

“Küfür ve fitne devri kapandı. Şimdi riya devrindeyiz. Onun da eceli gelmiştir beyler. Gözü olana gün ışımıştır!”  Fethi Gemuhluoğlu      Mahşerin dördüncü atlısı da atına bindi ve gitti. Fakat bu sefer o ünlü fötr şapkasıyla değil de her fani gibi sevaplarıyla ve günahlarıyla terk etti hayat sahnesini. Bizim kuşak dünyaya “merhaba” dediğinde Süleyman Demirel …

Devamını oku »

Haz 13

“Ben Müslümanım ama Lâikim.”

seyh-said-ingiliz-ajani-mi-ingiliz-silahlari-para-musul-kemal-atatc3bcrk-kc3bcrt-istiklal-mahkemesi-9

Yukarıdaki ifade bana hep sıkıntılı görünmüştür. Bu sözü sarf eden şahıs; ikinci hükmün, ilk hükmü tekzip ettiğinin farkında değildir. Söz, kendi içinde tenakuz arz eder. Bir insanın; “Ben hem tarafım hem de tarafsızım.” demesi gibi. Tarihi tekâmül ve sosyal şartların icbarıyla Avrupa’da zuhur eden kavram; şahısları değil, devleti nitelemek için kullanılır. Devletin bütün inanç sistemlerine …

Devamını oku »

Eki 29

Türkiye’nin Yürüyüşü Durdurulamaz

image

Uluslararası menfaat şebekelerinin, Türkiye üzerine hesap yapanların işleri yolundagitse kendi arzu ve istekleri doğrultusunda yürüyen bir iktidarın tekerine çomak sokmazlar. Mevcut hükümet, kendi mantıklarına uygun bir işleyiş düzenine sahip olsa tam da seçim arefesinde onu sıkıntıya sokacak bir teşebbüste bulunmazlar. Bu, neticede kendi yağlanmış çarklarına da çomak sokmak olur. Bu durumda stabil bir yapının devamı, …

Devamını oku »

Eyl 18

Sözün Bittiği Yerdeyiz

1993 senesi. Bir televizyon programında iki gazeteci Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak merhum Denktaş’a soru yöneltiyorlar. Sözün bir yerinde Kuzey Kıbrıs’ta o günlerde artış gösteren kaçakçılık olaylarını gündeme getiriyorlar. Konuyu ele alış biçimleri, soruyu kendileri ya da millet adına sormadıkları izlenimini veriyor. Adeta aylığa bağlandıkları mahfillerin borazanlığını yapar gibiler. Rahatsız edici bir dil kullanan bu iki …

Devamını oku »

Eyl 03

Bir Öğrencimin Sorusuna Cevap

611x395_sehitler_545221e83dcdc

Maalesef son günlerde artış gösteren terör olaylarıyla birlikte akşam haberlerinde yine yabancısı olmadığımız manzaralarla karşılaşmaya başladık. Yüreklerimizi yakan, gönüllerimizi dilhun eden bu acı haberlerin yanında bizi üzen bir başka garabet daha var: Şehit cenazelerinin arkasından yürüyen bando-mızıka takımının mevzuat gereği(!) icraya memur bulunduğu, Chopin’in kilise müziğinden uyarlanmış “Cenaze Marşı! Ne şehidimizin kederli ailesine ve ne …

Devamını oku »

Nis 14

Candan Can Koparmak

“Candan Can Koparmak” Orhan Asena’nın Milli Mücadele döneminin kritik bir evresine ışık tuttuğu oyununun adıdır. Oyunda Kuvva-yi Milliye’den düzenli orduya geçiş aşamasında Mustafa Kemal ile Çerkez Ethem arasında beliren görüş ayrılığı ve bunun sonucunda yaşanan iktidar mücadelesi anlatılmaktadır. Ethem Bey, alışkanlığı icabı gerilla yöntemiyle mücadeleye devam edilmesine taraftarken Mustafa Kemal ısrarla düzenli orduya geçilmesini savunmaktadır. …

Devamını oku »

Şub 25

Paolides’in Evinde Ölüm Kol Geziyor

Bizim eski kültürümüzde insanoğlunun özel yaşam alanı hiçbir zaman ekonomik değere konu olan bir emtia aracı olarak görülmemiştir. Her malın bir fiyatı olduğu gibi içinde yaşanılan ahşap ve kâgir evlerin, haremlik ve selamlıktan oluşan devasa konakların da zamanın şartlarına göre değişen reel bir değeri olmuştur elbet. Ama irfanla yoğrulmuş insanımız gönlünün ve ruhunun buğusunu akıttığı …

Devamını oku »

Eski yazılar «