Kategori Arşivi: Macit Şayin

Nis 06

Yunus Emre Ontolojisinde Estetik

Muamma şiirine giriş denemesi   Bir serçenin kanadın kırk katıra yükledim Kırk çift dahi çekmedi kaldı şöyle yazılı   Seyrederken gördüklerimize bazı anlamlar yükleriz. Bulduğumuza veya hissettiğimize verdiğimiz mana, ister bilinçaltının anlık dışavurumu şeklinde isterse şuurlu bir değerlendirme ile makul bir zaman aralığında ortaya çıksın, karşımızdaki bir nesne veya olgu vasıtasıyla duyduğumuz “şey” bizde zaten …

Devamını oku »

Mar 29

Buselik Seyri

Hz. Mevlana; “Eğer aşkın yoksa yat uyu, sana uyumak yaraşır.” buyuruyor.   Kan, hayat belirtisi… Kanamayan bir kalbi gezdiren gövdenin çektiği ıstırabı; güneşler kalem, gökadalar mürekkep olsa anlatmaya takatleri yetebilir mi? Marifet diri kalmakta, her gün yeniden doğup yeniden anlamakta Fahr-i Kainat Efendimiz; “İki günü bir olan ziyandadır.”  buyuruyor. Aldığımız her nefes, attığımız her adım …

Devamını oku »

Mar 19

Üsküdar Seyri

Derler ki; Türkler Asya’dan Anadolu’ya gelirken “ahal teke”nin sırtındaki yük, bir alpten ibaret değildi; yanlarında “Türk’ün kırık sazı” diye bilinen tambur ve lale soğanını da kutsal bir emanet gibi taşıdılar. Böylesi bir afakın sahiplerinin, Afrika’da köle pazarları kuranların tabii düşmanları olması, şaşılacak bir durum değil. Jason Goodwin’in “Ufukların Efendisi” diye tanımladığı bu atlıların çocukları, her …

Devamını oku »

Şub 27

Kök Kubbemiz

“Osmanlı unsurlarının, özellikle musiki paydasındaki bütünleşmesi, dikkat çekicidir. Nitekim Yahya Kemâl; ‘Hâkimiyetimiz altında bulunan milletlere musikideki vahdeti yayabilmiş olsa idik, tek bir millet olurduk.’ diyor ve Türk musikisindeki Rum, Ermeni, Yahudi ve diğer unsurları da katarak yüzde yüz millilikten bahsediyor. Çünkü kastedilen Türklüğün içinde söz konusu bütün unsurlar zaten zımnen vardır.” Türk müzik tarihi üzerine …

Devamını oku »

Şub 21

Modern Ritüelin Erkek Meselesi

Modern kelimesi, sözlüklerde kısaca çağdaş, çağa uygun olarak tarif edilir.   Modernliğin başlangıcı için bir milat söylemek zor olsa da eskinin terki, yeninin kabulü süreci olarak varsayılan “Aydınlanma” yılları ve Fransız İhtilali en önemli kilometre taşlarıdır. Özellikle Batı’nın aydınlanma olarak adlandırdığı dönemde tam olarak seküler içerikle doldurulan kavram; aklın bir araç olarak evrensel çözümlemeler yapabileceğini, …

Devamını oku »

Şub 16

Aynanız Pas Tutmasın

Edebiyatımızın temel anlatım özelliklerinden en önemlisi, şüphesiz mesafe hassasiyetidir; ne anlaşılamayacak kadar uzak ne de körlüğe sebep olacak bir hadsizlik cüreti benimsenmiştir. Müziğimiz de doğal olarak beslendiği en önemli kaynağın yani varlık edebiyatımızın, içinden seslendiği ontolojik estetiğin (burada tam olarak “güzellik” anlamında) temel düsturu olan edep sınırlarını ses dizelerinde de koruma kaygısını terk etmez. Bir …

Devamını oku »

Şub 01

Hazan Mevsimi 93

Rumi takvime göre 1293 yılında başladığı için hafızalarımızda 93 Harbi olarak kalan Türk-Rus harbi, tarihimizde derin ve acı dolu izler bırakmıştır. Rus orduları ile hem Rumeli hem de Kafkasya cephesinde yaklaşık bir yıl süren savaş, maalesef Osmanlı’nın yenilgisiyle sonuçlanmıştır. Resmi kayıtlara göre Rumeli ve Kafkasya’dan sayıları bir milyonu aşan ve ağırlığı Osmanlı vatandaşı Türklerden oluşan …

Devamını oku »

Oca 29

Seyr-i Nisyan

2

Bazı türkülerin layıkıyla anlaşılamadıklarını söylemek zorundayım. Tabii müziğin dolaylı dolaysız bin bir türlü yolla duyguları muhatap alıyor olması, her dinleyende başka bir ruh haliyle karşılık bulmasına yol açar. Bu da müziği ayrıcalıklı kılan önemli bir sanat özelliğidir. Her müzik eseri, yaratıldığı dönemin zaman ve anlayış şartlarına bağlı olarak başka başka hislerin ses tekniği yoluyla dışavurumu …

Devamını oku »

Oca 16

Teslim Abdal İle Gönül Seyri

Rivayet muhtelif olsa da Teslim Abdal, gönül atlasımızın her köşesinde ebedi konuğumuz olarak seyrine devam etmektedir. Erdebil’den Gence’ye, oradan Sivas ve Çorum’a, Ankara’ya, Denizli’ye, nihayet Keşan’a değin geniş bir coğrafyada edep kapısından vicdanlara seslenir. Kalbimizin konakladığı her yerde; mesela Horasan’da ya da Üsküp’te, Medine’de veya Kurtuba’da, kışlada yahut tekkede hava şartları ne olursa olsun iklim, …

Devamını oku »

Oca 08

Hangi İktisat – 1

Yetinmek; bilindiği üzere memnuniyet, hoşnutluk, kanmak ve inanmak gibi birçok anlamda kullanılsa da Türkçenin yaşayan bu evresinde zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım, sonradan Türkçeleştirdiğimiz kanaat kelimesiyle eşanlamlıdır. Kanaat kelimesi günümüzde hem yetinmek hem de düşüncede yetkinlik anlamında kullanılmaktadır. Yeti, yetmek, yeterlilik, yetki, yetişmek ve yetirmek gibi birçok kelime yetinmek kelimesi aynı kökten beslenmektedir. Modern iktisat; kaynakların …

Devamını oku »

Oca 03

Çinuçen Tanrıkorur İle Ferahfeza Seyri

Nereye baksan, ne işitsen, ne görsen “o” nefestir nesneye can veren ruh. Müziğimizin üzerinde seyrettiği güzergâh muhabbetten ibarettir. Her ne söylerse söylesin döner dolaşır sohbeti dosta bağlar. Gönül derdinin dermanı yine bu dostlukta gizlidir. Türk müziği edebiyatı dostun sonsuz yüzünü konu edinegelmiştir. Dolayısıyla musikimiz baştan ayağa aşk edebiyatıdır. Sevgiliye hicabından hep dolaylı anlatımı tercih etmiştir …

Devamını oku »

Kas 28

Mahkeme

“Huzur-u İlahi”den bahsedildiği zaman o an sanki başka bir huzurdaymışız algısıyla söyleniyor bu söz. Halbuki yaptığımız her iş, söylediğimiz her söz, düşündüğümüz her an kararlarının doğruluğu şaşmaz bir mahkeme tarafından yargılandığımız hakikatini unutuyoruz sanki. Efendim “Seninle hesap günü görüşüz!’ diyor muhataplar. Bilmiyoruz ki her anımız o yüce mahkeme tarafından muhakeme edilmekte, anbean huzurda bulunmaktayız ve …

Devamını oku »

Eki 23

Mahremiyetin İhlali

Saçmak, bir başka tabirle ifşa etmek; “mahremiyetin ihlali” neticesinde oluşan eylemin adı. Bu fiil, zihnimizde çoğu zaman olumsuz bir çağrışımla karşılık bulur. Olumlu gibi görünen ifşa eylemeleri dahi bilinçaltında yazılan muhalefet şerhiyle gizli bir veto yer. Sırrın açığa çıkarılması, her halükârda rahatsızlık vericidir. Çünkü sır kendi süreç ve şartlarına bağlı olarak oluşmuş ve nihai kurgusunu …

Devamını oku »

Eyl 22

An İçinde

              Neye baksa kendin’ görür Defterini kendi dürür An içinde yaşar ölür Canın’ bilmez canan mısın Aynasına ayna tutar Sırrını demez de yutar Dikeni kendine batar Od’un’ bilmez duman mısın Özün’ günahından tanır Hem nesnesinde utanır Nefsine vali atanır Kendin’ bilmez yaman mısın

Eyl 18

“Büyük Birader”i Gördüm

Alışveriş yapmayı oldum olası sevmem. Daha doğrusu bu tür işler için zaman harcamak çok sıkıcı gelmiştir, boğulurum sanki. Zaten bir şeyler almaya çalışırkenki kararsızlığım, hem beni hem de satıcıyı çileden çıkarır. En çok da bu sebepten kendime ve başkalarına eziyet etmemek için mümkün olduğunca alışverişten kaçınırım. Hiç dikkat etmeden, gerekli özeni göstermeden yaptığım nadir alışverişlerden …

Devamını oku »

Nis 14

Kökses

17909509_10212220205604366_224787284_n

Türk Müziği Düşüncesi Üzerine Bir Deneme Bizim dünyamızda müzik kültürünün, özgün kökleri ve geleneği olan bir düşünce disiplini özelliği taşıdığının bariz göstergeleri vardır. Bu dünyada müzik, ontolojinin neredeyse bizzat kendisi olarak ortaya çıkar. Bu sebeple “varlık”ın anlamına ilişkin bir derdi olmayan sesli sanat eserlerini “Türk Müziği” olarak adlandırmakta zorlanıyoruz. Buradan devam edecek olursak müziğin ortaya …

Devamını oku »

Mar 10

Dede Salih ile Acemaşiran Seyri

Türk müziğinin başyapıtlarından Neyzen Salih Dede’nin muhteşem eseri Acemaşiran Peşrev, Türk musiki sanatını yüksek bir standarda çekmekle kalmamış aynı zamanda milli duyguyu en coşkun haliyle yansıtan ahengiyle her Türk’ün gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Her ne kadar müziğimizin en belirgin özelliğinin güçlü ve yüce bir muhteviyata sahip olduğu söylense de bu tarifin çok isabetli fakat …

Devamını oku »

Şub 28

Seyir Defterine Giriş

İnsanoğlunun şu kısacık dünya hayatında en büyük uğraşı, kaçınılmaz olarak varlığını anlamlandırma arayışıdır. Aslında bu arayış, ezelden ebede uzanan bir süreçte bitmeyeceğe benzemektedir çünkü sürecin bitmesi yokluk manasına gelir ki bu bahis bir başka serüvenin başlangıcıdır. …“inna lillahi ve inna ileyhi raciun (O’ndan geldik O’na döneceğiz)” ayeti bu seyrüseferin nihayetsiz olduğunu bütün çıplaklığıyla izah etmektedir. …

Devamını oku »

Şub 06

Merak Etme Sen

Merak, ilginç bir şekilde hakkında en az düşünülen ve yazılan duygulardan biri. Bu sebeple merakın birinci dereceden felsefi bir kavram olarak karşımıza çıkmadığını görüyoruz*. Birçok şeyi merak eden insanoğlunun, merak duygusunun kendisine aynı düşünce yoğunluğuyla eğilmediğini söyleyebiliriz. Felsefi düşüncenin bir başka deyişle hikmet arayışının da merak edilerek sorulan sorularla başladığı kabul edilir. Bir önceki yazımızdan …

Devamını oku »

Oca 26

Kar Tanelerinin Türküsü

mmmm

Bu yazıya başlarken meramımı anlatabilmek için kullanmayı düşündüğüm ana kavramı, çok yüklü bir içeriğe sahip olduğu için, epeyce zorlandığımı itiraf etmeliyim. Bu sebeple her ne kadar sürç-i lisan edersem peşinen affola. Fıtrat yani yaradılış, varlığın özgün durumu özellikle insan doğasının el değmemiş hali. Fransızcadan aldığımız Latince kökenli kreasyon kelimesi de  Türkçemizdeki yaradılış ile yakın anlamlar …

Devamını oku »

Eski yazılar «