Yazar: Süleyman Sert

Sefer

              Gördüm de uzak yakından kendimi Özlüyordu tek yolculu seferi Nerde nasıl bulmalı teselliyi Daha önce giden o sevgiliyi Yollamak istedi o son nefesi Niyet etti şükür geldi dâveti Ve içti ikram edilen şerbeti Tattı acıdaki enfes lezzeti Aşk-ı nefes ile ruh rûha değdi Hep orada kalmak oldu dileği …

Devamını oku

Varlık Hakkında

Bizim kültürümüzde madde ve mânâ diye ikili şekilde sınıflandırdığımız varlıktan, maddî olan kısmını az çok anlıyoruz. Peki, mânâ dünyasına ait olan varlık, kendisini nasıl gösteriyor? Şüphesiz ki beşer olarak fark edişlerimiz, maddî bir kalıbın içinde oluyor. Hem fark eden taraf hem de fark edilen şey, belirli bir kalıba sahip olmalı ki varlık, müşahede edilebilir olsun. …

Devamını oku

Ontolojik Bir Deneme

Soru sorma ve sorduğu soruya cevap bulabilme yeteneğinin en önemli melekelerinden birisi ve en önemlisi tabii ki “akıl”dır. İnsanlığın, aklını kullanarak tarihî süreç içerisinde neredeyse bütün sorularına cevap üretebilmesi ve cevaplarını da işe yarar alet ve cihazlara evirebilmesi, adını “gerçeklik” olarak koyduğu varoluşun bütün oluş aşamalarını kavrayıp yönetebileceği hissine sebep olmuştur. Sonuç olarak sorgulamasında ve …

Devamını oku

Âlem-i İmkân

Var olduğumuz dünyada hayatlarını sürdüren canlılar, özellikle de hayvanlar ve insanlar, her hal ve hareketlerinde adına bilinç, istek, arzu dediğimiz iradî bir olgunun yönlendirmesi altında gözüküyorlar. Oturmak, kalkmak, yürümek, koşmak; konuşmak, dinlemek, yazmak, çizmek; yemek ve içmek velhasıl aklımıza gelebilecek her türlü hareket, davranış ve eylem bunları yapabilme güç ve isteğinde olabildiğimiz için mümkün olmaktadır. …

Devamını oku

Tenzih ve Teşbih Hakkında

Hikmet erbabı, “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur” âyet-i kerimesini, Allah’ın kendisini tenzih etmesi olarak yorumlar. Tenzih, her türlü eksiklikten arındırmak anlamının yanı sıra uzaklaştırmak, uzak tutmak mânâsına da geliyor. Allah’ın bir şeyi kendisinden uzaklaştırması nasıl olabilir diye düşündüğümüzde, uzaklaştırılan şeyin yok olmaktan başka şansı kalmamaktadır. Zira uzaklaştıran Allah’tır; Allah ise her yerde, her zamanda ve …

Devamını oku

Gerçeklik Hakkında

Gerçeklik dünyası; hakikatte tek bir dünya olmakla birlikte maddî gerçeklik ve manevî gerçeklik dünyası olmak üzere iki farklı şekilde kategorize edilebilir. Biz insanlar çok defa maddî olan dünyayı gerçek kabul edip, zihne de yansımaları olan, adına sanal dediğimiz dünyayı hayalî vehimler dünyasına sokup, gerçek dışı kabul ederiz. Nesnel gerçeklik dünyasına ait farkedişlerimiz ise o dünyaya …

Devamını oku

“Kutsal” Hakkında

Peygamberlik müessesesinin temel misyonu; insanları belirli bir ahlâka ve tefekküre dâvet etmek, en yüce hakikati tebliğ etmektir. Bu meyanda klasik geleneğimiz; peygamberi peygamber yapan temel mekanizmayı, doğrudan doğruya Allah’tan gelen bir tasarruf ve lütuf olarak değerlendirip, peygamberliğe giden süreçte aşağıdan yukarıya, peygamber olmayı hak edecek, yücelecek insanî özelliklere hiç temas etmez. Yaratılıştan gelen üstün bir …

Devamını oku

Sonsuzluk Hakkında

İnsanoğlunun bütün anlama çabasına karşın belirsizliğini devam ettiren kavramlardan bir tanesi de “sonsuzluk” kavramı. Hayatın içinde çok sıkça kullandığımız bu kavram, belki de sonsuz derecede yüksek bir kavrayışa sahip olamadığımız için belirsizliğini devam ettiriyor ve de her zaman devam ettirecek. İlk kavrayış yanılgılarımızdan bir tanesi “sonsuzluk” kümesinin dışarıda hiçbir eleman bırakmadığı, her şeyi kuşattığı yönündeki …

Devamını oku

“Bilinç” Hakkında

Her türlü anlama gayretine rağmen bir türlü kemâliyle anlaşılamayan bilinç, hayat ve canlılık konusu bu konuda kafa patlatan en üstün zihinleri bile sadece hayrete düşürüyor. Gelinen nokta hep aynı: “Bu nasıl oluyor?” Netice itibariyle ortada inkârı mümkün olmayan bir olgu var. İspata hâcet yok. Hepimiz az veya çok bilinçliyiz, bir benliğimiz var. Kendimizi ve dışımızdakileri …

Devamını oku