Bir Yerden Başlamak

Başlamak bitirmenin yarısıdır, derler. Ne doğru bir söz! Çünkü başlamak, neye başladığına bağlı olmakla birlikte, harekete geçme eylemini barındırdığı için zordur. Evi temizlemeye başlamak, ödev yapmaya başlamak, örgü örmeye başlamak, yemek yapmaya başlamak, tarladan ekinleri toplamaya başlamak… Fark ettiniz mi; bahsettiğim tüm “başlamak”lar  emek isteyen, akıl ve bedenin beraber çalıştığı hatta ruhun da  onlara eşlik …

Devamını oku

Neden Evleniyoruz?

Sahi, neden evleniyoruz? Evlenmekteki amacımız ne? Neden kendi sorumluluğumuz azmış gibi kendimize yeni sorumluluklar alıyoruz? Kendi başımıza kendimize yetmiyor muyuz? Neden? Neden? Neden? Mutlu olmak için mi yoksa? Aaa, kendi başına mutlu olmayı başaramıyor mu insan? Mutlu olayım derken mutsuz olduğu zamanlar olmuyor mu? E o zaman neden? Düşünelim bakalım acaba neden? Nerden başlasak ki …

Devamını oku

Türkçenin Kurtuluşu

  Bütün diller gibi Türk dili de kendine özgü bir muhakemeyle çalışmaktadır.   Günlük hayatta kullandığımız bazı sözcükler, Türkçede anlam kökü itibariyle zaman içinde bir kavram olarak ele aldığımız ana gövdeye bağlanır. Türkçenin kökten türeyen yapısı gereği, türetilmiş sözcüklerin, anlam kökündeki kavram bütünlüğü içinde değerlendirilmesi daha doğrudur.   Dilimizde birçok sözcüğün fonetik olarak bazı değişikliklere …

Devamını oku

Meryem Bir Akşamüstü

Bazı akşamlar böyledir burada. Kış, adamakıllı hırpaladıklarına bir akşamüzeri hoşluğu verir. Eh, kışın gönül alması da böyle olur; kabanlar ağır gelir, botları taşımak zordur, kediler tüylerini tımar eder, köpekler güneşe doğru keyiflenir, martılar kanatlarıyla meşguldür, kargalar bile memnundur. İnsanlar? Bir yaren buldu mu sahilde alır soluğu. Aslında yareni olmayan da sahile iner, denizle söyleşir. Daha …

Devamını oku

Türkçe Bakış

Bir önceki yazımızda ad, adım, ayrılık üzerinden kurduğumuz denemede “İnsan, ayrılığın farkında olandır.”  diyerek her adımın ayrılık olduğunu izaha çalışmıştık. Bu merhalede ayrılığın izafiyetini vurgulamak gerekiyor. Çünkü her adım aynı zamanda bir önceki adımla olan zorunlu bağlantısı gereği öze yaslanmaktadır. Türkçe ile ifade imkânı bulan varlık anlayışı, adımları ve ayrılıkları ada bağlayarak inanma üslûbunu özgün …

Devamını oku

Türkçenin Adımları

AD, tr. Ad/at (bir varlığın bilinmesine yarayan im)den  ad…   Ad, köküne bağlı adlandırmak, adak, adamak, adanmak, ada, adaş, aday ve adım sözcüklerini yaygın olarak kullandığımız biliniyor.   AT I, tr. At (binek, yük taşıyan evcil yaratık)tan at. AT II., tr. At/ad (devinme, doğru, vurma, niteleme, gitme, sıçrama çıkma, açma, açılma, patlama bg. değişik olayları …

Devamını oku

Hasbihal

        Ömrümce bekledim bahar faslını Bir melek fâş etti işin aslını Seyrettim nihâyet bülbül vaslını Hamdulillâh gülden aldım yâreyi   Tavrını lutfetmiş nazlı yellere İlham vermiş gümrâh akan sellere Râyihâ bahşetmiş baygın güllere Hamdulillâh telden aldım yâreyi   Bir nâzenin selvi bir zarif edâ Kuru cânım oldu eşikte fedâ Süveydâdan gayrî kalmadı …

Devamını oku

Türkçede Uçmak

Yahya Kemal; “Türkçe ağzımda anamın ak sütü gibidir.” diyor. Dil ve buna bağlı musiki; bize geçmişten kalan, annemizin ak sütü kadar temiz ve helâl olan yegâne miras. Kültür varlığının devamı, dilin canlılığı ile mümkün olabilmektedir. Kişiler ve toplumlar, her şeylerini kaybedebilirler fakat dil yaşıyorsa siyaset, sanat, iktisat, bilim, felsefe her şey ama her şey yeniden …

Devamını oku

Söyleşi

Her sabah biliyorsan akşamın ineceğini tekrar yeryüzüne Bunda bir iş var ey insanoğlu!   Her gün dünyanın sandığın kovalamaca senin de ezeldeki kaderindir.   Vazgeçmek mümkün değildir. …   Bir “kayıp”ın yokluğu hemen bilinir mi yürekte?   yoksa yitenler çoktan yazılmış kararlı ağıtlar mı idi kadere, unutulmuş dillerde…   Bir masal dokundu ve yürüdü kaf …

Devamını oku

Türkçenin Yürüyüşü

Dil; yaşayan, kültürel bir varlıktır ve her varlık gibi değişmekte ve gelişmektedir. Türkiye Türkçesinde şimdiki zaman eki olarak kullanılan -yor eki, güncel Türk kültürünün zaman kavramına bakışının merkezinde bulunuyor. -yor ekinin kökeni ve kullanılmaya başlandığı zaman dilimi hakkında Türkçe etimolojisi çalışmalarında değişik bilimsel görüşlerle karşılaşmak mümkün. En kuvvetli görüş, eldeki metinlere dayanarak -yor ekinin daha …

Devamını oku

Cumhûriyyet Redd-i Mîrâs Yaptı mı Gerçekten?

    “Göklerde ve yerde kim varsa ondan ister. O, her an yeni bir iş ve oluştadır.” RAHMAN-29. Âyet   Osmanlı redd-i mîrâs yapmadı. Yapsaydı eğer o büyük medeniyyet sentezine ulaşamaz ve beşeriyyete yaptığı katkıyı yapamazdı. Selçukluyu reddetmedi, mîrâsına sahib çıktı ve korudu. Fakat onu, aldığı şekliyle sürdürüp geçmişteki hâl ve terkibiyle de yaşatmayı düşünmedi. …

Devamını oku

Suriye Nedir? Coğrafya mı Yoksa Vatan mı?

İkinci Dünya Savaşı yıllarında İngiliz Başbakanı Churchill, vatanları Alman işgaline uğramış Fransız halkına kimlik dağıtarak İngiliz vatandaşı olmayı teklîf eder. Teklîf, millî vicdânda kabûl görmez. İngiliz tâbiiyyeti altında yaşamayı onuruna yediremeyen Fransız ulusal kimliği bunu reddeder. Çünkü Ortaçağ’dan beri büyük devlet olma vasfını kaybetmemiş Fransa’nın arkasında en az bin yıllık bir târih vardır. Ve tabiatiyle …

Devamını oku

Sefer

              Gördüm de uzak yakından kendimi Özlüyordu tek yolculu seferi Nerde nasıl bulmalı teselliyi Daha önce giden o sevgiliyi Yollamak istedi o son nefesi Niyet etti şükür geldi dâveti Ve içti ikram edilen şerbeti Tattı acıdaki enfes lezzeti Aşk-ı nefes ile ruh rûha değdi Hep orada kalmak oldu dileği …

Devamını oku

Perdelerin Ardında

 Bilinmez dünyalar perdeler ardında saklıdır Gece tüm ihtişamıyla gizlerken gün ışığını ardında Perdeler geceden saklar tüm mahrem ziyasını Perdeler bilir aslında ne sırlar sakladığını Şehrin ışıklarından uzak bir yerde ışığı arıyorsan eğer yıldızlar seninle konuşur ve her yıldız farklı anlatır kendini, parıldayan ziyasıyla. Şehirde ise yıldızlar kısık seslidir. Onların ışığını engelleyen, yıldızlara kıyasla minik minik …

Devamını oku

Türkçenin Ne’si Var?

Türkçe anlamaya dair yürüttüğümüz gayret; aşağıdaki tanımlamaların, boşlukları olduğuna dair bizde şüphe uyandırdı. Etimoloji sözlüklerinin dilin ses gelişim hakkındaki verilerine dayanarak nesne sözcüğünün yüklendiği anlamı önce küçük bir teknik çözümlemeye tabi tutacağız.   “Nesne, ne (soru içeren sözcük) ile imek eyleminden: i-se/ise’ nin birleşmesinden ne-ise-ne/nese/nesen/nesne İse, es.tr. İrmek (olmak, bir yerde bulunmak, var olmak) ten …

Devamını oku

Keyfiyetin İzinde -II-

Soru sorması/düşünmesi engellenmiş bir toplumun bireyleriyiz. Soru sorarsak ayıplanırız ve imanımız sorgulanır. Dahası kendimizden şüpheye götürecek taktikler geliştirmiş bir sistemin içine hapsedilmişiz. Yetmemiş; “Çok düşünmek, sorgulamak kafayı üşütmeye yol açar!” gibi bir tehdide mâruz kalmışız. Özgürlüğü elinden alınmış kafanın sorularından ne bekliyoruz? Çarpıtılmış zihinlerin suçluluk duygusuyla üretilmiş, kendilikten yoksun, yabancılaşmış hezeyanları… Hangi gerçeklikle hangi doğruyu …

Devamını oku

İstanbul Seyri ya da Rıdvan Dilmen

Yazın yorucu ve rehavetli günlerinde yoğun gündemin baş döndürücü hızından affımızı isteyerek bir süre çocukluk hatıralarımızda seyrettik. Fenerbahçe’nin de pek bir gündem işgal eden başkanlık seçimleri dolayısıyla “sarı-lacivert” hatıraların bir kısmını yâd ettik. Mesela Batı Almanya’nın efsane kalecisi “Toni Şumaayer”in Fenerbahçe’ye transferi… Transfer dedikoduları dillendirilmeye başlandığında siyasetten magazine, siyasetten hukuka, tarihten sanata “her şeyi bilen” …

Devamını oku

Türkçenin Akışı

Ağmak, Türkçe sözlüklerde; yükselmek, yukarı doğru tırmanmak olarak tarif edilir. Ağaç da aynı kökten türeyip göğe doğru ağan–akan bitkilerin genel adıdır. Ağ- kökü Türk dilinin en geniş kelime öbeklerinden birini oluşturur; ağlamak, ağırlamak, ağırlık, ağıl, ağarmak, akmak, akın, akım, akışkan, aklanmak ve bir rengin adı olarak ak. Sonradan anlam kaymasına uğramış gibi görünse de aksamak, …

Devamını oku

Türkçeyi Değerlendirmek

Türkçeye dokunarak devam edeceğiz. Etimolojiye dair bir iddiada değiliz ancak kökenbilimin kısıtlı imkânlarından da yararlanarak anlamı çözme gayretinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu denemelerin yürüyüşünü yıpranmış, sağından solundan çekiştirilip kesilerek elimizde kalmış bir haritayı okumaya çalışmak olarak tarif edebiliriz. Günlük hayatımızdan eğitim, bilim ve sanata uzanan sahada en çok kullandığımız sözcüklerden biri de “değişmek”tir. Teg- kökünden türemiş …

Devamını oku

Türkçeye Dokunmak

Kökenbilim (etimoloji) derken anlaşılan (en azından Türkçe için) eksik tanımlama dolayısıyla oluşan yanlış algıyı dikkat çekmek istiyoruz. Az sayıdaki Türkçe kökenbilim çalışmalarında dildeki teknik özellikleri araştırmanın ötesine geçemediğini görüyoruz. Kelimelerin anlam kökleri hakkındaki çok az çalışmanın da yetersiz ve aranan nitelikten uzak olduğunu itiraf etmeliyiz. Oysa dil, bir kültürün anlama biçimini en derin haliyle geçmişten …

Devamını oku