Tevekkül Yelkeni

Fıtnat Hanım… 18. yüzyılda yaşamış ve dîvân edebiyatı şâirleri içerisinde adını zikrettirmeyi başarmış bir inşâ ustası… Hanım şâirler içerisinde en mâhiri olması şüphesiz ki tesadüfî değil. Onu anlamak için dîvânına nazar kılmak kâfi belki de… Bu sebeple meşhur şâiremizin bir beytini izaha yeltenmenin yerinde olacağı kanaatindeyiz. “Tevekkül bâd-bânın kıl küşâde fülk-i ihlâsa Eser bahr-ı emelde …

Devamını oku

Cennetin ve Cehennemin Ötesinde

“Gördüğüm Bâdeyi İçiyorum, Gördüğüme Erdim.” Rabitu’l Adeviyye Dünya karışıklık ve kargaşanın hüküm sürdüğü bir zıtlıklar düzeni gibi görünür insana. Doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin, uzun-kısa, var-yok, eksi-artı… Böyle gider… Gözün gördüğü, aklın algıladığı bu ikili sistemde her şey zıttıyla bilinir. Öğrenmenin bu ilk aşamasında farkları görerek dünyaya ait kurgusunu oluşturur insanoğlu; karanlığı aydınlıktan, uzağı yakından, güzeli çirkinden, …

Devamını oku

Bâciyân-ı Dîvân mı Bacılar Divânı mı ?

Dîvân Edebiyâtı Vakfı’nın gayretli himmetli hanım müdâvimleri, dünden bugüne hemen her kesimin kendi dünya görüşü doğrultusunda târif ve tanzim etmeye çalıştığı kadın meselesi üzerinde durmayı ihmal edilemeyecek bir vazîfe telâkki ettiler. Dr. Fatma Âdile Başer’in –kendisi kabul etmeyeceği için rehberlik demeyelim ama yine o tesiri kastederek- refâkatinde bir araya gelen hanımlar, kadın konusuna yaklaşımda târihî …

Devamını oku

Milli Mücadele’de Anadolu Kadınının Sesi: İlk Kadın Mitingi (10 ARALIK 1919) I

Geçen sene 10 Aralık’ta 100. Yıldönümünü idrak ettiğimiz İlk Kadın Mitingini “Tarihimize Yön Veren Bacılar” adlı köşemizin ilk yazısı olarak seçmemde “Bismillah” diyerek başladığımız gönüldaşlık hareketi üyelerimizden ve siz kıymetli okuyucularımızdan mitingi düzenleyenlere bir “Fatiha” okumayı vesile kılması düşüncesinden ileri gelmektedir. Bu miting, 20. yüzyılın ilk çeyreğinin başlarında, daha Birinci Dünya Savaşı’nın yaraları sarılmadan, topraklarının …

Devamını oku

Kahve Köşesi

Bendeki Fotoğraf Sevgisi Fotoğraf çekmeyi seviyorum. Çünkü çektiğim fotoğraflar farkındalığımın artmasına sebep oluyor. Öyle ki defalarca yürüdüğüm sahil yolu, bindiğim otobüs yahut vapurun aynı cam kenarı zamanla benim için küçük keşif yolculuklarına dönüşüyor. Her defasında aynı şeye bakıyorum ancak gördüğüm hep farklı. Belki de bu biraz kadın olmakla alakalı. Fotoğrafın tekniğini açıklayacak olursak öncelikle ışığın …

Devamını oku

Berrak Sulardan

Nedir bu cinsiyet meselesi? Aşağıda genel çerçevesini çizdiğimiz cinsiyet türlerinin sosyal evrimin geldiği nokta itibarıyla bambaşka bir boyut kazandığı gerçeği iletişim çıktılarıyla apaçık karşımızda duruyor. Evrimsel süreçte bir çeşit ezme ezilme ilişkisine dayanan ilişkilerin cinsiyetlere yansıdığını görüyoruz. Başlangıçta doğa-insan etkileşiminde karşılaştığımız erk ve evcilleştirme mefhumları doğa-insan dikotomisinden insan-insan düzlemine taşındığında bir güç hiyerarşisi ile burun …

Devamını oku

Kültürel Kırılmalarımızı Görmek Kadın Meselesinin de Çözümü

Kadın şâirlerimizden birisi, asırlarca feryâd ederek bülbülden yana çıkıp, güle sitem eden erkek edebiyatçılara karşı, gülün feryâdına ve ıstırâbına kulak verilmeyişinden yakınır. Sanat gibi tamamen insan gönlünün kabiliyetlerini ortaya çıkaran bir tecellî sahasında, beşeriyetin yarısını teşkil eden kadınların, gerçekçi ölçülerde görülemeyişleri gariptir. Türk kadını, Osmanlı şehir hayatı istisnâ tutulursa, târih boyunca erkeğinin dâimâ yanında ve …

Devamını oku

Kadın Hayatın İçinde

Yıllar önce bir dost meclisinde kardeşlerimizden birisi şöyle söylemişti; “Kadının olmadığı yer medeniyetten yoksundur.” İlerleyen yıllarda sözün doğruluğuna kanaat getirdim. Çünkü kadın doğası gereği bulunduğu ortama yumuşak dokunuşları ile düzen getirir. İnsanın maddi manevi tüm ihtiyaçlarını bilir, eldeki imkanlar ile en muazzamı ortaya çıkarır, sezgi gücünün yüksekliği sayesinde en doğru ve en insani yolu yordamı …

Devamını oku

Kendiciğim

Köşe başından döndüm sokağa. Paltomun cepleri sökük, pantolonumun paçaları yırtık. Ellerimde parmakları olmayan bir çift eldiven ve saçlarımı bağlamayı başaramamış lastik tokam ile gecenin karanlığını yarıp geçiyoruz. Evime bir an önce varmazsam fırtına, önüne katacak beni. Korkmuyorum esen rüzgârın şiddetinden. Sille tokat girişse de henüz meydan okuyacak deliliği kaybetmedim. İşin garibi, yollar uzuyor ve evler …

Devamını oku

Türkçenin Ölçüsü

TDK, metodoloji kelimesini yöntembilim olarak çevirir. Özellikle felsefe ve bilim alanında yöntem araştırmak ve yeni yöntemler yaratmak için ilkeler geliştiren bilim dalına, yöntembilim diyoruz. Fransızca methode kelimesi Eski Yunanca methodos “öteye giden yol” sözcüğünden alıntıdır. Yöntem kelimesi de yön-  kökü itibarıyla konumuz bağlamında aynı anlama gelecektir. Metin okumaları açısından bakarsak yöntembilimi “anlama usulü” olarak düşünebiliriz. …

Devamını oku

Meryem Bir Bahar İkindisi

Şehrin içinde… Gürültüden, karmaşadan uzak… Havaalanına falan filan kilometre mesafede… Metro, metrobüs caba… Huzur… Yeşil… Mutluluk… Doğayla iç içe… Doğayla iç içe… Doğayla iç içe yaşamaya başlamadan önce bütün şehirlilere doğayla iç içe yaşamak cazip gelir. Tabii rengârenk kanatlar odanın içinde raks etmeye başlayınca büyü bozulur. Çoğu şehirli için yani. En azından benim için. Bir …

Devamını oku

Türkçenin Bütünlüğü

Düşüncenin dil yoluyla tutarlı bir şekilde yürümesine fikri takip diyoruz. Öyleyse Türk dilinin bilinen en eski metni olarak Orhun Abideleri ile klasik metinlerimizin en başında gelen Kutadgu Bilig ve diğer eserler arasında Türkçe düşünme bakımından bir tutarlılık olması beklenir. Esasen bu denemelerde Türk dili aracılığıyla adalet merkezli dünya görüşünün şifrelerini aralamaya çalışıyoruz. Bu nedenle “…Daima …

Devamını oku

Bayram Temizliği

  Bayram temizliği Her bayram arefesinde olduğu gibi yine bir temizlik telaşı sardı evlerimizi. Gönlümüze, zihnimize, midemize düzenlediğimiz otuz günlük temizlik(!) maratonu sonrası bir çeşit zafer bayrağı gibi evlerimizi de dip bucak temizliyoruz. Bu bir gelenek! Hayata taptaze ve yenilenerek başlayışımızın yorgun damgaları temizlik bezlerimiz. Unutmadan belirteyim! Bu gece yine bir iki konuğum olacak, yazıyı …

Devamını oku

Karşı Kıyıya Bakıp Beklerken V

Karşı Kıyıya Bakıp Beklerken V İftar sonrası balkondayız. “Burası Ramazanda bir başka güzel” dedi Güneş abla. Gülümseyerek başımı salladım. Söyleyecek bir şey yoktu, sessizce tasdik ettim. Yazdığım yazıdan da haberi yok. Biz her zaman balkonda oturup karşı sahile doğru bakarken aynı sohbeti yaparız. Karşımıza serilmiş güzelliği seyrederken benzer duygular içerisinde, şükürle “ne şahane manzara, Allahım …

Devamını oku

Mesafe

Mesafe Bir gece yarısı otomobilin birinde, belirsiz bir yolda gidiyorum. Nereye? Kiminle? Benim burada ne işim var? Neden buradayım şimdi? Alıp başını yürüsene kızım, neden duruyorsun? Evim uzak çünkü ve karanlıkta yön bulmak oldukça zor. Yanımdaki insanlar da bunu biliyor. Evet… Yanımdaki?!. Aynı arabanın içerisinde birbirine yabancı insanlar oturuyor. Kurduğumuz her yeni iletişim ile birbirimizin …

Devamını oku

Soytarıya Mektup

Tarih 18 Mayıs 2019 oluyor; biraz korkak, toy, çekingen klavyemin tuşları. Karanlık kuşatıyor ruhumu, sonra gece bitene kadar karabasanlar tepinecek omuzlarımda, sırtımda ve yüreğimde. Gece herkes kendi köşesindedir; kendi sessizliğinde, yalnızlığındadır. Henüz sevgilerimiz yeni yeni can çekişmeye başlıyor. Şimdi saat tam on iki! Yani gösterişli at arabalarımız birer birer balkabağına dönüşüyor. Maskelerimiz porselen tabaklar gibi …

Devamını oku

Pazar Sabahı Otobüslerinden

Pazar sabahları otobüsler geriye kalan altı günden çok daha boş oluyor. Özellikle okul, iş yolu tutuluyorsa o güzergâh üzerindeki hemen her durak sanki geceden zombiler istila etmiş gibi görünür. Balık tutmaya Eminönü’ne giden şaşı bakışlı, emekli adamlar gözlemlenir. Pazar sabahı yapılması gerekenler listesinde balık tutmak veya çalışmak olan insanın eksiği nedir, fazlası ne? Sözcükler, insanları …

Devamını oku

Karşı Kıyıya Bakıp Beklerken IV

Bugün karşı kıyıya özlemle bakıp iftarı beklerken gün boyu sabrettiğimizi düşündüm. Oruçluyken özlediğimiz iftar vaktini nasıl beklediğimizi… Bazen sessiz sedasız, bazen canhıraş bir öfkeyle, bazen sızlanarak tuttuğumuz oruçları… Ramazan bir sabır ayıydı. Ve sabır; tahammül gösterme, şikâyet etmeme, dayanma gücüydü. Senin yazından seçtiğim üçüncü kelime “sabır”dı Safiye Hanım. Kelimeyi aynen kullanmış mıydın? Hatırlamıyorum! Yazından bu …

Devamını oku

Birliğin Gizemi

Yağmur damlacıklarının dövdüğü çatının altında kurulmuş birçok sofra… Kiminde üç kiminde on çeşit yemek, kaynayan tencerelerden tüten sıcacık yemek kokuları… İşin ilginç yanı, kaç çeşit olursa olsun akşam ezanını bekliyor herkes. Evet, sadece kuru ekmek bile olsa iftar menüsünde… Zenginin de fakirin de açlıkla ve susuzlukla buluştuğu bereketli sofraların altıncısı kurulacak on bir mayısta. Neredeyse …

Devamını oku

Karşı Kıyıya Bakıp Beklerken III

Ramazanda, özenle hazırlanmış iftar sofrasında bir günün açlığını gidermeyi özler insan. Şükrün yaşama arzusu vadeden sonsuz hazzını özler. Bir günün açlığı ve susuzluğu, iftar saatini özler. Bir ayı tamamlayınca on bir ay, ramazanı özler. Ramazanın üzerimize saldığı o bereketi, sarıp sarmalayan tevhidi özler. Gönül doygunluğunu özler. İnsan hep özler nedense… İnsan sadece bir zamanlar yaşadıklarını …

Devamını oku