Şub 16

Zamanın Ruhu

16790519_1306416416091473_195720817_n

Yapma istidadının nakıs olmaması, yapma eylemini doğurmuyordu. Tüm yanlışlıklar, düzensizlikler de bundan mütevellitti belki de. Bir sürü bahanesi dahi olabilirdi, hayallerin gerçekleştirilememe sebebi olarak gösterilenlerin. Zamansızlık, baştan aşkın işler ve çaresizlik adı altındaki tüm vazgeçişler… Öyle veyahut böyle o, bu, şu… derken harcanan kıymetli ömürler vardı. Ve dahi “Ne için?” sorusu sorulmadan akıp giden zamanlar… …

Devamını oku »

Şub 08

Gölgesi Gölgemde

              Kıyıdan Hani şu dört minareli cami var ya Sabit gözlerim   Dört minare Kaç kargı sırtımda   Şükür kalbini ayırıp iki taş arasından Acemi bir put yarattım İman ettim tapındım Ah kıyamam kırmaya Var oldu haber verdi Kurban istedi canım vardı Aceleci boğazladı hamlesi zarif elleri kararsız Çok …

Devamını oku »

Şub 06

Merak Etme Sen

Merak, ilginç bir şekilde hakkında en az düşünülen ve yazılan duygulardan biri. Bu sebeple merakın birinci dereceden felsefi bir kavram olarak karşımıza çıkmadığını görüyoruz*. Birçok şeyi merak eden insanoğlunun, merak duygusunun kendisine aynı düşünce yoğunluğuyla eğilmediğini söyleyebiliriz. Felsefi düşüncenin bir başka deyişle hikmet arayışının da merak edilerek sorulan sorularla başladığı kabul edilir. Bir önceki yazımızdan …

Devamını oku »

Şub 05

Hiçliğin Varlığı

Bir gün varız bir gün yok! Kimisine göre bahar kimisine göre kara kış olan ölüm, elvan elvan hâlleriyle her an kapımızda. Ancak bu cümle yalnızca mekâna bağlı bir varlığı veyahut yokluğu ifade etmiyor. Çünkü insan mekân değiştirmeksizin olduğu yerde bir gün var iken diğer gün yok olabiliyor. Varlık ve yokluktaki bu ince çizgi insanı hayrete …

Devamını oku »

Oca 28

Vuslat Yolunda Yolculuk

IMG_1543

Bazen  içinde yaşadığı anda asırlarca konaklamak ister insan, misafir olduğunu bile bile… Sessizce bir bekleyiş, bir terennümün en güzel tınıları olabiliyor. Tabiatı gereği insan, bekleyişlere kör, vuslat yolunda yolcu daima… Ancak sır firakta mahfuz. Neden mi? Çünkü her ayrılık, her terkediliş, bir farkedişi de beraberinde getiriyor. Bu bir bakıma insanın zâtını farketmesi… Bu farkediş ömür …

Devamını oku »

Oca 27

“Ölümün Biliyorum ey İstanbul Diriliş İçindir”

Her köşesinde Evliya Çelebi’ye has bir duyuşla sezdiğimiz, Çamlıca’dan hangi köşesine baksak Sinan’ın “inşa değil ibadet” ettiğini görerek rahmet okuduğumuz, Galata Köprüsü’nde canân yanımızdayken bütün bir tarihi hissettiğimiz, her bakışta yepyeni bir idrâkle, sanki ilk kez görüyormuş gibi temâşâ ettiğimiz.. Tanpınar’ın Mümtaz dilinden söylediği gibi, “İstanbul’u mu yoksa birbirimizi mi seviyoruz?” diye düşünüşümüz, şehri sevmek …

Devamını oku »

Oca 26

Kar Tanelerinin Türküsü

mmmm

Bu yazıya başlarken meramımı anlatabilmek için kullanmayı düşündüğüm ana kavramı, çok yüklü bir içeriğe sahip olduğu için, epeyce zorlandığımı itiraf etmeliyim. Bu sebeple her ne kadar sürç-i lisan edersem peşinen affola. Fıtrat yani yaradılış, varlığın özgün durumu özellikle insan doğasının el değmemiş hali. Fransızcadan aldığımız Latince kökenli kreasyon kelimesi de  Türkçemizdeki yaradılış ile yakın anlamlar …

Devamını oku »

Oca 26

Suriye’deki Varlığımız Kutlu Olsun

Bugün “Suriye’de ne işimiz var?” diyenler, geçmişte de aynı şeyi Kıbrıs için söylüyordu. Kıbrıs politikamızı eleştirenler, daha da ileriye giderek adadaki varlığımızın meşruiyetini bile sorguluyordu. Hatta içlerinden bazısı, “O kolordunun orada ne işi var?” diyecek kadar cüceleşmişti. Onlara göre biz, işgalci konumundaydık. Türkiye adadan askerini hemen çekmeli ve uluslararası hukuka aykırı(!) olan bu durum bir …

Devamını oku »

Oca 17

“Gül ve Kül” yahut “Gelenek ve Modernizm”

16118592_10210328996328538_1077848920_n

  Modernizm ve gelenek ilişkisine değinmeden önce bu kavramlar üzerinde biraz duralım. Ortaçağ Fransa’sını Yeni Çağ’dan ayıran ve dinî söyleme, dünyevî iktidara, kiliseye dayalı oluşan yapının katılığına tepki ile ortaya çıkmış bir terim olan “modern” kavramının Batı’daki ilk kıvılcımlarını XVI. asırda bulmak mümkündür ki modernizmin Reform, Aydınlanma ve pozitif bilim ile dayandığı nokta XX. asırda …

Devamını oku »

Oca 13

Meraklandım

15877671_10210022915062411_1871095790_o

Bu yazımda size bir Rumeli türküsünden bahsedeceğim; müziği şen, hikâyesi ise hüzünlü olan bir türküden. İnsanlar genelde kendini coşturmak ve bir an olsun hüzünlü anlarından uzak durmak için türkü dinler diye düşünsek de türküler hep bir mutluluğu dile getirmek için mi yazılmıştır? “Mendilimin Ucu Pembe” türküsünü dinleyince “Ne güzel bir sevgi ifade etme şeklidir bu.” …

Devamını oku »

Oca 13

Tanrı Kara İmiş!

“Kendimi affettim.” diyordu, Safiye Erol. “Kendimle birlikte bana kötülüğü dokunmuş herkesi affettim ve kendimle birlikte onların da öldüğünü fark ettim.” Burada söylediği, her şeyin yok hükmünde olduğunu anlamış olması değil mi? Her şeyin, nefsin oyunlarından ibaret olduğunu anlamış olması değil mi? Gerçekten gönül dediğimiz şey “Gönül” olsa idi kırılır mıydı efendim? Elbette “kabağın sahibi” bizden …

Devamını oku »

Oca 13

Başkanlık ve Yavuz Hırsızlar

Milletimizin, iftiharla anlatmalara doymadığımız bütün tarihi, hakanlık ve hükümdarlık temelli bir güçlü yönetim modeliyle yaratılmış. Bu tarz, sadece devlet başkanlığı konusunda değil; bütün boylarda da “beylik” yönetimi biçiminde ve tam anlamıyla başkan yetkileriyle tahakkuk etmiş. Elbette Toy meclisi, Divan uygulamaları gibi toplum aklını kullanma pratiği de buna dahil! Sınıfsız geçmişimiz sebebiyle, tarihimizde bu lider kültürüne …

Devamını oku »

Oca 13

Anayasa Tartışmaları Üzerine

Bu “başkanlık teklifinin” tek bir faydası oldu bence. Zaten eldeki anayasanın da teklif edilen başkanlık sistemi gibi aynı şeyleri söylediği, farkın sadece üslupta olduğu açığa çıkıyor, çıkacak. 6000 yıllık hukuk geleneğinin insanlığa kazandırdığı temel bir nosyon şu: “Kimse kendi davasında kadı olamaz.” Neden? Çünkü hep kendini beraat ettirir de ondan. Şimdi yürütmeyi davalı-davacı, meclisi de …

Devamını oku »

Oca 09

Müntehir Işıklar

              Kıyıdan bir bir bıraktılar kendilerini Soğuk denizin yüzüne Çok şükür ölmek var Ellerim El yordamıyla ellerini arıyor Ah gözlerim görebilseydi Nabzını kalbimle sayıyorum göğün Tuzağa düştüm Kurtuldum ihtiyarımdan -Tanrım oraya yalnız mı geleyim -Nerdesin ki

Ara 27

Uzleti Denemeden İnsaniyet İmkansız

Uzlet, tabiatla baş başa kalmak, kendi iç sesini duyma çabası. Kaosçu materyalist kapitalizm, zevkçi ve bencil içgüdüleri, tarihte hiç olmadığı kadar serbest bıraktı, meşrulaştırdı. Tabii o anlayışın patronlarının pekala farkında oldukları metafizik ihtiyaçlar, o ihtiyaçların karşılıksız kalmasından kaynaklanan depresif psikolojiler görmemezlikten gelinemezdi. Sürekli bir telkin ve hipnozla o derunî talep kitlelere unutturulmalıydı. Bugünün medyatik toplumu …

Devamını oku »

Ara 20

Çürümenin Zaferi: Trump

1476562807516

Doğrusu ben Hillary’nin kazanacağını düşünüyordum. Yanıldığımı söylemeliyim. ABD gibi halkın önüne iki adayın çıkarıldığı ve seçmenin ikisinden birini tercih etmeye zorlandığı ülkelerde istenen adaya seçimi kazandırmanın en kestirme yolu, karşısına seçilmesi zor bir şahsı çıkartmaktır. Halkın teveccüh göstermesi imkânsız gibi görünen bir kişiyi aday yapmaktır. İşte Trump, tam öyle bir adaydı. Ne söyleyeceği kestirilemeyen, her …

Devamını oku »

Ara 20

Keskin Viraj

Olayları hepimiz oturduğumuz yerden bütün dünyayı ama özellikle belli bölgeleri kendi stüdyoları olarak gören güçlü ve büyük yönetmenlerin çektiği bir “Görevimiz Tehlike” filmi izler gibi izliyoruz. Senaryo çok tanıdık ve bildik olmasına rağmen sonunu yine de merak ettiğimiz bir film. Ve belki de fark etmeden içinde oynadığımız, dost ve düşman karakterlerinin, iyi-kötü terimlerinin yer değiştirdiği; …

Devamını oku »

Ara 19

Din: Bir Alacak-Verecek Meselesi

12369161_1672939322984364_2937368099774962866_n

Konuya doğrudan ve dolaysız girelim: Din bir hayat nizamı değil, aslında hayatın bizzat kendisidir. Hayata bir nizam vermesi olarak dillendirilmesine olan itirazımız ve bunu kullanma konusundaki çekincemiz, böylesi bir ifade ile dinin, hayattan kopuk olma durumunu çağrıştırmasındandır. Bu durumda sanki din ayrı bir sistemdir ve belki de bundan müstenit hayattan önce var edilmiştir de çelişik …

Devamını oku »

Ara 19

Ritüelin Kutsanması

15284816_10211003322343045_1113156173336649045_n

Ritüel; Fransızcadan dilimize geçmiş, Latince kökenli bir kelimedir. Yaygın olarak dini bir tören veya ibadetin tanımlanmış yani zaman ve şekil şartları belirlenerek bir form halinde uygulanması kabul edilmiş prosedürleri manasına kullanılmaktadır. TDK sözlüğünde “1. ayin, 2. adet haline gelmiş olan” diye tarif edilmektedir.Türkçemizdeki tapınmanın ve Arapçadaki ibadet kelimesinin tam olarak ritüelin karşılığı olmadığı, en azından …

Devamını oku »

Ara 19

Ontolojik Bir Deneme

Soru sorma ve sorduğu soruya cevap bulabilme yeteneğinin en önemli melekelerinden birisi ve en önemlisi tabii ki “akıl”dır. İnsanlığın, aklını kullanarak tarihî süreç içerisinde neredeyse bütün sorularına cevap üretebilmesi ve cevaplarını da işe yarar alet ve cihazlara evirebilmesi, adını “gerçeklik” olarak koyduğu varoluşun bütün oluş aşamalarını kavrayıp yönetebileceği hissine sebep olmuştur. Sonuç olarak sorgulamasında ve …

Devamını oku »

Eski yazılar «