Tem 12

Sergüzeşt

              Ezelde belî deyip geldikse köhne cihâne Yârin hatırı âlîdir ömür seyri bahâne   Dîdârdan geliriz de dîdâr umarız âkıbet Âşığı teskîn mi eder ha cehennem ha cennet   Cânân bezminden eğer bulursak câna âşinâ Geçeriz nâz u niyazdan cân terk ederiz cânâ   Cân alıp cân verirler ellerine …

Devamını oku »

Tem 05

İdâm Cezâevinde Olmaz, Meydânda Olur

Çocukluk yıllarıma ait bir hâtıradır. Babamdan dört yaş büyük olan rahmetli amcam, bir gün rahmetli babamla annemin de bulunduğu bir ortamda, yıllar öncesinde İzmir’de şâhit olduğu bir idâm merâsimini ayrıntılarıyla anlatmıştı bize. Ondan bunu sadece bir kez dinledim. Ölümünden kısa bir süre önce kendisinden bu hâdiseyi tekrar anlatmasını istediğimde ise; “Haldun, hâtırlatma o dehşetli manzarayı …

Devamını oku »

Haz 20

Ezberlerden Kurtulmadıkça Kurtulmayız

  “Çocuklarınızı, içerisinde yaşadığınız zamana göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin”    Hz.Ali(k.v)   “Mehdi, bizim tembelliğimizin adıdır.” demişti Aliya İzzetbegoviç. Angaje olduğumuz ezberlerin de mehdi beklemekten bir farkı yok gerçekte. Ona gönül verenler, günün birinde bir kurtarıcının zuhûr edip kendilerini, içine düştükleri sefâletten kurtaracağına inanırlar. Çilesiz, sıkıntısız, tefekkürsüz bir kurtuluştadır bütün ümitleri. Ezberlere olan …

Devamını oku »

Haz 13

Güzelleme

              Yûsuf’un kuyusu oldu bu âlem Cânândan uzakta kaldım turnalar Görüşmek ahrete mâtuftur ammâ Bir kuru selâm da yok mu turnalar   Ummuşuz cânândan boş yere vefâ Lütfetti kuluna bin türlü cefâ Bulunmaz garîbin derdine şifâ Gayri himmet sizden olsun turnalar   Biz nerdeyiz şimdi cânân nerede Gün geçer …

Devamını oku »

Haz 12

Karanlığın İmtihanı

  Korkularımız, tekâmülümüzün önünde dâima engel! “Ay, geceden kaçmadığı için ışık elde etmiştir.” diyor “Rubailer”inden birinde Hz. Mevlânâ. Üzerine gidilmeyen her karanlık, aydınlıktan payını alamıyor. Oysa yolunu aydınlıkta arayan karanlığın dahi bir imtihânı var. Meşrebine muvâfık hareket eden gecenin, yanan mumlarını da söndürmesin insanoğlu! Karanlığı dahi anlamak gerek. Zira değişimlerdeki terakki imkanının yegâne şartı anlamaktan, …

Devamını oku »

Haz 02

Hülâsâ

              Merhum Feyyaz Yaman’ın aziz ruhuna…   Bir nice eyyâmdan sonra nihâyet Görünür cennettir kûşe-i uzlet … Görürdüm cânânım bir özge sûret Olaydı hüsnünden özge var şâyet Aşktan ıradıkça güçlenir gaflet Âşık oldun ise her hâle şükret Hikmet çerisine vurulur nevbet Aşk ile yürüyen gâlibdir elbet Yârin cilvesidir yüklendiğin …

Devamını oku »

Haz 01

Medet

Sait Başer

Rabbimiz! Sensiz bir âlem imkânsız. Âlemi anlamak da ancak seninle mümkün… Âlem de sensin, ilim de, âlim de, alîm de… Sensiz anlam yok… Biz, babalarımız, dedelerimiz, kaç kuşaktır… bir Celal Devri çocukları olduk. Sana gurbetteyiz, ilme gurbetteyiz, kendimize gurbetteyiz… Sahteliği gerçeğe tercih edeli, kaç kuşaktan beri, her türlü yoksunluk, yoksulluk ve çile başımızdan eksilmiyor. Halbuki, …

Devamını oku »

May 31

Aşk

              Senden olsun olur ise şu virâneye nazâr Sen virân eyledin şükür himmet senden hünkârım Açılmış güllerine tâlib oldu nâlân hezâr Âvâzesi senden şükür himmet senden hünkârım İksîr-i esrârınla geçmez bu serimden humâr İçirdin elinden şükür himmet senden hünkârım Tek senden cüdâ etmesin budur talihle bazâr Taleb-i cânımsın şükür …

Devamını oku »

May 14

Lodos

Ali Çakır

              Pürtelâş bir yarım gamzeye fedâ ettiğin gönül Câhil olsun gâfil olsun olmasın nâdân ilâhî   Kûy-ı mihnette bülbül gerçi muntazır olsa da gül Nâil olsun zâil olsun olmasın handân ilâhî   Mest ü mahmûr câm-ı aşkla ayılmak ki görünür zül Hâil olsun mâil olsun olmasın şâdân ilâhî   …

Devamını oku »

Nis 24

Aynama Yansıyanlar

elif temurcan

  Ne de güzel ışıltıyla bakıyordu gözlerine annesinin. Gözlerinden akan yaşın sebebi annesiydi oysa. Gözlerine o ışıltıyı veren de annesinin sebep olduğu gözyaşları… Uzaktan dalgın bir şekilde ufkumun erişemeyeceği bir boşluğun içindeyken oltaya takılmış bir balığın şaşkınlığıyla çekilivermişti gözlerim o boşluktan, onları fark edişimle. İki yaşlarında, saçları güneş sarısı, gözleri küçük bir misket tanesini andıran …

Devamını oku »

Nis 10

Gerçek İslam ve Güncelleme Hakkında Bir Özet Denemesi

Sonda söyleyeceğimizi, eğip bükmeden, başta söyleyelim: Gerçek İslam diye bir şey yoktur. Söze “Gerçek İslam…” diye başlayanlar, esasen mensubu bulundukları grubun anladığı İslam’dan bahsetmektedirler. Grubun dışında kalanlar ise en azından “kurtarılması gereken, cahil, acınası yığınlar”dır ki yol; “ıslahı mümkünsüz mürtetlere” kadar gider. Bizce ifadenin doğrusu; “Herkesin gerçek İslam’ı kendine.”dir. Çünkü İslam; söyleyeceğini söylemiş, kalıplaşmış, donmuş, …

Devamını oku »

Nis 06

Yunus Emre Ontolojisinde Estetik

Muamma şiirine giriş denemesi   Bir serçenin kanadın kırk katıra yükledim Kırk çift dahi çekmedi kaldı şöyle yazılı   Seyrederken gördüklerimize bazı anlamlar yükleriz. Bulduğumuza veya hissettiğimize verdiğimiz mana, ister bilinçaltının anlık dışavurumu şeklinde isterse şuurlu bir değerlendirme ile makul bir zaman aralığında ortaya çıksın, karşımızdaki bir nesne veya olgu vasıtasıyla duyduğumuz “şey” bizde zaten …

Devamını oku »

Mar 29

Buselik Seyri

Hz. Mevlana; “Eğer aşkın yoksa yat uyu, sana uyumak yaraşır.” buyuruyor.   Kan, hayat belirtisi… Kanamayan bir kalbi gezdiren gövdenin çektiği ıstırabı; güneşler kalem, gökadalar mürekkep olsa anlatmaya takatleri yetebilir mi? Marifet diri kalmakta, her gün yeniden doğup yeniden anlamakta Fahr-i Kainat Efendimiz; “İki günü bir olan ziyandadır.”  buyuruyor. Aldığımız her nefes, attığımız her adım …

Devamını oku »

Mar 20

Anne

              Sana bir kutlu hâl uzun yollardan Getirmek üzreyim şükür az kaldı Şu ham adımları nûr dergahına Kul etmek üzreyim şükür az kaldı   Âh bendene bende oldum nihayet Eşiğinin tozu gönlüme ziynet Elim dilim bağlı sultanım lutfet Lâl olmak üzreyim şükür az kaldı   Melek hayıflanır seni gördükçe …

Devamını oku »

Mar 19

Üsküdar Seyri

Derler ki; Türkler Asya’dan Anadolu’ya gelirken “ahal teke”nin sırtındaki yük, bir alpten ibaret değildi; yanlarında “Türk’ün kırık sazı” diye bilinen tambur ve lale soğanını da kutsal bir emanet gibi taşıdılar. Böylesi bir afakın sahiplerinin, Afrika’da köle pazarları kuranların tabii düşmanları olması, şaşılacak bir durum değil. Jason Goodwin’in “Ufukların Efendisi” diye tanımladığı bu atlıların çocukları, her …

Devamını oku »

Mar 19

Mısralar

              Görülmüş mü böyle gece, hiç sabahı olmasın Umutlarla, temenniyle, zorla güneş doğmasın Uyacaksın, tanyerinde karşılama emrine Ezeceksin bu zulmeti, ışığını boğmasın   …   Hangisindeymiş keramet, neyde mi, nefesde mi? Derdle dolmuş bir yüreği çekmeyen kafesde mi? Derdine derman dilenmiş canhıraş bir sesde mi? Yoksa duymaz bir kulakda …

Devamını oku »

Mar 16

Beklerken

              Sen gideli beri bizim iklimden Uzadıkça uzar firkat kışları Hicranla devreder mevsimler amma Bir bahara daha tahammülüm yok Şimdi kar altında şen talihimiz Her taraf bembeyaz ne ses var ne iz Gayrı bundan geri billahi sensiz Bir bahara daha tahammülüm yok Gönlün asırlardır kayboldu tadı Vuslatından başka tükendi …

Devamını oku »

Mar 08

Okyanus Ötesinden Yalan Rüzgârları Esiyor

Doksanlı yıllarda televizyonlarımızda yayınlanan Yalan Rüzgârı isimli ABD yapımı bir dizi vardı. Yalanlar, sahtelikler ve kirli ilişkiler üzerine kurulu bu dizide Amerikan hayâtının bütün pislik ve defoları resmigeçit yapardı. Mezhebi fazlasıyla geniş insanın bile o diziyi seyrederken midesi bulanırdı. Son günlerde ABD’nin bize karşı yürüttüğü siyâsetin de o diziden hiçbir farkı kalmadı artık. Okyanus ötesinden …

Devamını oku »

Şub 27

Kök Kubbemiz

“Osmanlı unsurlarının, özellikle musiki paydasındaki bütünleşmesi, dikkat çekicidir. Nitekim Yahya Kemâl; ‘Hâkimiyetimiz altında bulunan milletlere musikideki vahdeti yayabilmiş olsa idik, tek bir millet olurduk.’ diyor ve Türk musikisindeki Rum, Ermeni, Yahudi ve diğer unsurları da katarak yüzde yüz millilikten bahsediyor. Çünkü kastedilen Türklüğün içinde söz konusu bütün unsurlar zaten zımnen vardır.” Türk müzik tarihi üzerine …

Devamını oku »

Şub 26

Osmanlı Ermenileri’nde Türk Müziği

28378643_1777332812298799_7695280865406837402_n

İslam tarihi ve sanatları alanında çalışmaları bulunan Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan emekli öğretim üyesi Dr. Fatma Adile Başer, “XIX. Yüzyıl Merkezli Olarak Osmanlı Ermenilerinde Türk Müziği” kitabını anlattı. Yazar Dr. Fatma Adile Başer, Osmanlı Devleti’nin, “Türk ve İslam” omurgasıyla teşekkül etmiş Türk devlet geleneğinin en değerli örneği olduğunu belirterek, “Bu modelin başarısındaki en önemli sırlardan …

Devamını oku »

Eski yazılar «