Yazarın yazıları
Oca 13 2017
Tanrı Kara İmiş!
“Kendimi affettim.” diyordu, Safiye Erol. “Kendimle birlikte bana kötülüğü dokunmuş herkesi affettim ve kendimle birlikte onların da öldüğünü fark ettim.” Burada söylediği, her şeyin yok hükmünde olduğunu anlamış olması değil mi? Her şeyin, nefsin oyunlarından ibaret olduğunu anlamış olması değil mi? Gerçekten gönül dediğimiz şey “Gönül” olsa idi kırılır mıydı efendim? Elbette “kabağın sahibi” bizden …
Ağu 15 2016
Görerek Duyulan Zamanlar da Vardır.
Görerek duyulan zamanlar da vardır… Kelimeler… Her biri muhatabın farklı anlamlarla anlayabileceği sesler… Hakikati ve yalanı örten/yırtan sesler… Kelimeler karşısındakinin kelimelerine, kan ter içinde yetişme telaşında. Konuşmak bazen nafile gayret; dinleyen, kendinden habersiz kendindekini duyuyor nasılsa. Kendindekine uyanmışların sohbeti muhabbet. İşte canların buluştuğu o …
Şub 29 2016
Kendindeki Cehennem
En büyük cehennem, gaflet cehennemi;uyanık olmayı sadece başkalarının vereceği zarardan korunmakla eşdeğer tutmak veya aferinlere bağımlılık. Etrafa bakmaktan kendini göremeyen insanın gafleti. Gayrıya teyakkuz(!), beklentilerin esaretindeki ömür, dışarı uğramış gözler…”Bir elinin verdiğini diğeri görmesin”deki incelik, sadece yaptığın iyiliği göstermemek değil; unutmak demek, öylesine, sıradan, kaydetmeden, O’ndakini O’na vermek demek. “Ben” sandığımızı hakiki varlığımızın yerine öyle …
Şub 02 2015
Maydanozun Vazifesi
“Keyfiyet” dahî böyle bir şeydir. Daima hikmette kalma çabasına, özü muhafaza ederek yürümeye ad olmuştur. Akıp giden varlık ve hayata rağmen, değişen sahne ve ışık oyunlarının içindeki hayatiyetin kaynağında durmak, gözümüzün daima ruhu izlemesi… “Doğru”, “gerçek”, “sahici”, “asıl”, “öz” gibi değerleri, yani “Hakk”ı yitirmeden yaşamak!…” Sait Başer Kadın aceleyle buzdolabını …
Tem 19 2014
Muhabbetin Muamması
“Derdi de dermanı da unut, Hem insan nedir ki bir çizgiden öte Çizilen su üstüne…” / Halil Gibran Yoluyla yoldaş olanın bahtiyar serüveninde sadece bir figür gibi duruyor kendi hayatının içine giremeyen, rengini kokusunu fark edemeyen, acı-tatlı lezzetini alamayan insan! Bir “hayat” yaşamak nedir? Nedir dünyaya açarken şaşkın, dünyaya kaparken şaşkın ama yaşarken çok …
Haz 19 2014
Gecenin Kârı
Galata Mevlevîhânesi’ne, Osman Nâyi Dede’nin mesnevi şeklinde yazdığı Segâh, Müsteâr, Dügâh, Nevâ ve Hüseynî makamlarında beş bölüm olarak bestelenmiş Mirâciye’sini dinlemek üzere gittiğimizde bahçede sakin bir kalabalık, ikram ve bir tatlı huzurla karşılaştık. Dışarıdaki keşmekeş demir parmaklıklı bahçe kapısının gerisinde, hatta çok uzaklarda kalmıştı. Dost yüzler görmenin ve sohbetin sevinci ise ayrı bir fasıl. Şeyh …
Nis 12 2014
Alev Alatlı ya da Günay Rodoplu
Bir yazarı kitaplarından, fikirlerinden tanıyabilirsiniz. Ve belki seversiniz. Alev Alatlı’yı kitaplarından sevdim ama en çok Günay Rodoplu üzerinden sevdim. Günay Rodoplu, yazarın “Orda Kimse Var mı?” nehir roman dörtlüsünün kahramanı. Ben Günay Rodoplu’da kendimi buldum. Belki olmak istediğim, olmaya çalıştığım, idealize ettiğim, bir yolunu bulup gerçekleştiremediğim hayatı buldum. O, benim köşe taşlarımdan biri oldu. “Zekâ, …
Şub 20 2014
Üsküdar’ın Üç Kapısı
Ahmet Yüksel Özemre’ye Nazire Varlık âleminde görünür görünmez her şey insana âşıktır. Her şey sessiz bir vurgunlukla şu özleyiş yalvarısını okur: ”Beni anla, beni yen, beni kullan. Yaradılışımın mânâsına kavuşmaklığım senin eline verilmiştir, Âdemoğlu beni hasretime ulaştır, senin zafer anıtında ben malzeme olayım.” / Safiye Erol – Ciğerdelen’den İnsan, dünya yolculuğuna merak yüklü bohçası ile …
- 1
- 2