Kategori: Sait Başer

Müfsidler Kol Geziyor

Müfsid, fesad çıkarmayı iş edinen, fitneci demek. Müfsidliğin münafıklıkla, riyâ ile, menfaati için Hakk’a saygısızlığı meşrep edinmeyle alâkası da âşikâr… Tabii, fesadcı, emellerinin tahakkuku adına suret-i Hakk’tan gürünme diliyle konuşacaktır. Bu da besbelli bir taktik. Haklı görünmek ortadaki tablonun ya işine yarayan bir kısmıyla konuşmayla, ya eski bir haklı durumu kendine paravan edinmeyle, ya başka …

Devamını oku

Batı’nın Azıcık Canı Acımalı ̽

Kültürün güncellenmesi, geçmişten birtakım sistemler devşirmek; sistemlerin vaktiyle ortaya çıktığı dönemlere göre çok daha farklı bir zaman ve zeminde işletilmesi, elbette eski uygulamalarına göre farklı sonuçlar verecektir. Üstünde durduğumuz konu, geçmişe dönmek değil. O sistemlere dönmeyi değil, onları günümüzde devşirip güncellemekten bahsediyoruz. Türkiye’de birtakım gruplar bunu bire bir bugüne taşıma şeklinde anlıyorlar ve bir nostalji …

Devamını oku

O Kimdir

En hayırlı, en hasbî, en anlayışlı… dost; sizin bütün kusurlarınızı bildiği halde indinde değerinizin kaybolmadığı, yanında sakınma ihtiyacı duymadığınız, sözlerinizi tam kasdınıza uygun anlayıp mûcibince amel eden kimsedir…” demeye davransak, “o kimdir?” suali mukadder değil mi? Evet “o” kimdir? O, insanın kendisidir. İkinci bir kimsenin yanı, ne kadar yakın olursanız olun, o huzur ve güvenden …

Devamını oku

Her Kuşak Yeniden Hak Edecek!

Bendeniz “Çanakale” dendiğinde hepiniz gibi ciğeri sızlayanlardanım. Hattâ yıllardır öğrencilerime o “mahşer”i anlattığım halde, işte itirâf ediyorum, Çanakkale’ye defâlarca gittiğim halde, şehidliklere bakamayan biriyim. Hâlen de o kıyâmet sahnelerinin yaşandığı mahallere karşıdan bakamamakla mâlûlüm. Bir defâsında çocuklarıma mahcub olarak, yol üzerindeki bir şehidliğe uğrayacak oldum, arabaya döndüğümüzde trafiğe uzun süre intibak edemedim… … Bildiğim, adım …

Devamını oku

Küslük Vîrânesinden Âb-ı Hayat Çıkar mı?

Küsmek, bâzen kaçınılmaz, kaçamadığımız bir beşerî zaaf olabiliyor. İyi bir huy veya yöntem değil tabiî küskünlük… Hele küseğenlik, küsmeye fırsat aramak, çok fenâ bir istismarcılığa işaret. *** Bu zaaf bir tarafa, sahici ve kendimizi men edecek güç bulamadığımız kopuşlar asıl mesele. Beklenen yere, muhabbetin yoğunluğundan doğuyor. Şiddetli talep veya muhabbet, küsmeyi tetikleyen duygu. Ancak küsmek, …

Devamını oku

İstiğnâ, Ârifin Nâmusu

Ârif adam, bir bakıma, kendinde nefsinden dolayı bir değer gör/e/meyen adamdır. Dolayısıyla nefsin rezilliklerinden başını kaldırıp da etrafa caka satacak hali nereden bulsun? O sefil taleplerden yaka silkerken, gene onu azdıracak talepler için kime yalakalık edebilecektir? İstiğnâ (dünyaya tokluk) denen şey, bu hale hariçten bakanların gördükleri resmin adı! Müstağnî irfan ehli, tabiatıyle dünyevi iktidar sahipleri(!)ne …

Devamını oku

Asıl Ölüm

Kendimizi tanıyışımız, hattâ inşâ edişimiz etrafımızdaki kıyas imkanlarımız bağlamında cereyan ediyor. “Çevre” bu mânâda bizim kişiliğimizin prototiplerini eşyâ, olaylar, canlılar, insanlar arasında dağıtmış bir saklı kişilik cevherimiz olarak işlev görüyor. Çevremiz önce ilham kaynağı, sonra da mesajıyla varlığımıza bürününce, bize kendimizi gösteren ayna oluyor. “Çevre” bütün elemanlarıyla etkili. Bu etkiyi her zaman olumlu sayamayız tabiî. …

Devamını oku

Vicdan Azabı ve Bela

Menşe ve hayat serüvenimizin Hakk ve Hakk’da cereyan edişinin en cana değer iki alâmetinden birisi vicdan azaplarımız ise diğeri de belâdır. *** Vicdan azabı, özümüzün de özünde duran Hakk duyuşunun rencide olması değil midir? Yoksa genellikle eogolarımızı şişiren haller, yani menfaatlerimiz adına işlediğimiz fiil veya kararlar değil mi bu azaba sebep? Hem çıkar elde ediyor …

Devamını oku

Avunmak

Eski Türkçede “avunmak” kelimesinin kökü “avlamak” kelimesine varıyormuş. Av kökünden geliyormuş bu kelime. Avlu, avlak, avunç, avuntu… gibi kelimelerin de aynı aileye mensup bulundukları âşikâr. Yani aynı kökten hem çevirme, kuşatma, tuzağa düşürme, kontrol altına alma; hem bir toplama biriktirme; hem sevinme, ferahlama; hem bir mîmarî mekân adları demeti şekillendirilmiş. En eski atalarımızın “av” kavramına …

Devamını oku

Herkes Başka Bir Masalda

Alâka ve sevgilerimizin diriltici tesirini pek göremeyiz. İnsan yaşarken, zamanını her daim o anda, herkeslerin şimdisinde tutmuyor. Herkesin şimdisi?! Veya şöyle söyleyelim: Herkesin ortaklaşa yaşadığı “şimdiler” o kadar fazla değil. Şimdilerimizi alakalarımızın yoğunlaştığı yerlerde biz yaratıyoruz. Sevdiğimiz, duyduğumuz çerçevelere hayat veriyoruz yani. Âşık Veysel’in: Güzelliğin on par’etmez Şu bendeki aşk olmasa mısraları, “zamanın içini dolduran …

Devamını oku

Kendimizi İnşa Etmek,Yaratmak Zorundayız!

Yıllardır ezber tekrarını aşmayan, aşamayan kalıp söz, davranış, bilgi ve “öğrenme”(!)lerden muztaribiz. Ezber kalıplarımız; eğitim sistemi, medya ve geleneğin ortak telkinlerinden ileri geldiği için de o ezber dünyalarındaki benzerlikler, bizde “anlama” ve tefekkür faaliyetlerinde, şuur uyanışında sanki kollektiflik mümkün, dahası mecburiymiş gibi bir zanna yol açıyor. Anlama ve inanç değerlerimize gene ortak isimler takılmış olması, …

Devamını oku

İlla

Toprak ayağa kalkmış: Ben diyor, sen diyor, beden diyor, neden diyor… Gelen diyor, giden diyor! İspat diyor, inkar ediyor… * Bir mi, ayrı mı? Ayrı mı, gayrı mı? Çok mu, tek mi? Vahdet mi kesret mi? Aynı mı farklı mı? Fark iftirak mı?.. * “Fark” olmadan, akıl farkların kıyasıyla çalıştığı ve homojen ortamda kıyasın imkansızlığı sebebiyle, …

Devamını oku

Hakk’ta Vatan Tutmalı

İnsan dünya meçhulüne düşeli beri, bir “alâka varlığı” olarak, hayata tutunma derdindedir. Bütün gayretiyle, melekeleri ve ümitleriyle tutunacak hedeflere bağlanır. O hedeflerde varlığının anlamını bulmak peşinde ömür harcar. Bazılarımız hedeflerimize ulaşırız, başarırız! Ama canlılık ve varlıkta statükolar izafidir. Gelir geçerler… Bizim başta kendimiz olmak üzere, etrafımızda o nisbî başarılara ulaşanlarımız olmadı değil. Lakin elde edilen …

Devamını oku

İnsanlık Taassubun Evrensel Dilini Görmeli

Yobazın dini de evrensel olmalı. Baksanıza dünyanın her yerinde aynı kabalık ve nefrete bağlı. Birbirlerine karşı büyük bir öfke ile davrandıklarına aldanmaz da muharrik sebep görevi yapan muhakeme biçimlerine eğilirseniz bunu görürsünüz. Bir Neonazinin kendi dışındaki bütün ırklara canına kasd edercesine düşmanlığı, bir Fransız züppesindeki Afrikalı husumeti, bir Amerikalı beyazdaki Zenci nefreti, bir PKKlıdaki örgütü …

Devamını oku

“Oku”(Anla) Emri, Şahsa Özel Değildir!

Vahiy, varlığın sırrına tercüman oluyor. “Okuma” (ikra) emrine bir de buradan bakmak lazım. Eski putperest veya çok tanrılı inanış çocukluğuyla, hâlâ kanatlı melekler tasavvuru ürünü bir “Kral Tanrı”dan mesaj alındığını düşünüyor ümmetin büyük kısmı, maalesef… Oysa her Müslüman o “mesaj”ı almak zorundadır! Oku emri şahsa özel değil! Bu “anlam”ın bize mal olması ise, haricî bir …

Devamını oku

İllâllah Bu “Kostüm Kimlikler”den!

Dünyanın her yeri bizdeki gibi mi seyrediyor bilemiyorum. Memleketin neredeyse bütün nüfusu bir takım kimliklere angaje hale getirildi. Standart ve seri üretime devam şansı veren standart ihtiyaçlara ve öğretilmiş ihtiyaçlarla davranan tüketici tipindeki yaygınlaşmaya alışmıştık. Şimdi ise artık standart seçmenler, standart müslümanlıklar, standart spor taraftarlıkları, standart müzik dinleyicileri, standart film ve dizi izleyici kitleleri… Standart …

Devamını oku

Muhabbetin İçtimâîleşmesi Veyâ Töre İle Türk Olmak

Sevgili okuyucu! Sen, eline kalem alıp yazan, yazmayı düşünen gelmiş geçmiş bütün müelliflerin adı belirsiz, olgunlukla mütekâmil, müsâmahası engin, halden anlar, büyük kederlere ve sevinçlere ortak olabilen geniş kavrayışlı bir şahıssın. Birçok büyük mütefekkir, kendi devirlerinde yakınları, yaşadıkları toplumun ileri gelenleri tarafından anlaşılmasalar dahi kaleme sarılır ve nerede, nasıl, ne zaman yaşadığını bilmedikleri sana içlerini …

Devamını oku

Bu Bayrak Bizim Ama Müfsidlerin Tuzağına Düşmeden!

Macera aramıyor, kumar oynamıyoruz. İçimizdeki iz’an fukarası veya angajman altındaki grup ve kurumların hükumeti sıkıştırmak için her yolu mübah sayan muhalefet çılgınlıklarını da tasvip etmiyoruz. Medyanın neredeyse güvenilir tek elemanını bulamıyoruz. Başta Hürriyet olmak üzere, (hala pornoyla gençlerimizi şöyle bir zamanda dahî zehirlemeye devam ederken) Kerkük- Musul hamasetleri yapmalarındaki TUZAK aşikar! Gelen haberlerin ne kadarının …

Devamını oku

Kimlik, Kişilik, Ontik Kimlikler Ve Türkiye

Kimlik konusunun üzerine oturacağı aidiyet hissi, çok sayıda zemin bağlamında varlık kazanabilmektedir. Şöhretli bir pop şarkıcısını sevmek, bir takım taraftarlığı, bir sanat ekolüyle nispet kurmak, bir zevki veya trajediyi birlikte yaşamak, aynı geçim kaynağına mahkûm olmak, bir inanış biçimi yoldaşlığı, meslek yakınlığı… gibi muhtelif kurbiyetler “sen kimsin?” sorusuna cevap zemini teşkil edebilirler. Yurt dışında bir …

Devamını oku

Özlem

Sevilenle aramızdaki bağ… Canımıza can katan, ruhumuzu dirilten iksir! Can cevheri! Varoluşumuzu bize en derinden yaka yaka duyuran bir fark ediş hazinesi… İştiyak derdine ortak kılıp ulular kervanından yükselen terennümleri duyuran can zindeliği… Hangi hasretli, özleyişinin elinden alınmasına rıza gösterir? Özlem! Öz’den Öz’e kancalanmak… Sevdiğinin rengine boyanma sürecinin adı! Sevgiliden gönlüne sıçrayan “O olmaklık ateşi”nin …

Devamını oku