Türkçenin Bütünlüğü

Düşüncenin dil yoluyla tutarlı bir şekilde yürümesine fikri takip diyoruz. Öyleyse Türk dilinin bilinen en eski metni olarak Orhun Abideleri ile klasik metinlerimizin en başında gelen Kutadgu Bilig ve diğer eserler arasında Türkçe düşünme bakımından bir tutarlılık olması beklenir.

Esasen bu denemelerde Türk dili aracılığıyla adalet merkezli dünya görüşünün şifrelerini aralamaya çalışıyoruz. Bu nedenle “…Daima farklı olan ‘yeni durumu’ anlama ve yorumlama esnasında dil her zaman bir değerlendirme sapması yaratmaktadır ki, tarihte kalmak istemeyenler, “şimdi”yi tarihe katmaktansa tarihi “şimdi”ye taşımak isteyenler bu noktaya dikkat kesilmelidir.”13 uyarısı, denemelerimizin sakınarak yazılmasının temel etmenlerindendir. Yani dilin değerlendirme sapmalarına yol açabilecek tarihsel özelliğinin, bizi geçmişte kastedildiği varsayılan yanlış veya doğru algıların sınırlarına mahkûm etmemesine özellikle dikkat etmek gerekiyor. Türkçe düşünmeye çabalarken her ne kadar tarihi metinlerden hareket etsek de dil tarafından taşınması mümkün olmayan tarihsel niceliğin muhayyel girdabına kapılmak, dilin içinde yürüyen özün göz ardı edilmesi sonucunu doğurur. Ki dini ve etnik yobazlığın temelinde de bu metodolojik yanılgı yatmaktadır. Oysa düşüncemizin odak noktası, insanlık tarihinin başat uygarlıklarından biri olan Türk medeniyetinin Türkçe üzerinden gelişerek taşınan kadim varlık anlayışıdır. Kısaca genelde dilin, özelde Türkçenin keyfiyetine odaklanmak gerekmektedir. Türk düşüncesinin yenilenmesi, bu anlam ocağının harlanması ile mümkün olacaktır.

Sözlüklerde Bütün

TDK Güncel Türkçe Sözlük’te:
bütün. 1. Eksiksiz, tam. 2. Çok sayıda varlık ve nesnelerin hepsi. 3. Bozuk olmayan (para). 4. Parçalanmamış. 5. Birlik, tamlık.

 Divan-ü Lûgât’i-t Türk’te:
bütün. Herhangi bir şeyin güvenilir ve sağlam olanı. Bütün yarmâq: Güvenilir para. Çın bütün kişi: Kendine güvenilir, doğru kimse.
Bütünledi. Ol sözüg bütünledi: O sözlerin[başka bir şeyinde olabilir] gerçekliğini araştırdı. Bütünler, bütünlemek.

Tietze Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lügati’nde:
bütün I. (sıfat) ‘eksiksiz, her parçası dahil, bölünmemiş, kırılmamış, sağlam. TS 744 < ET. büt-‘bitmek’ + sıfat yapan –ün eki, Clauson 1972 S.  306-307
bütün II. (zarf) ‘hep, tamamiyle’ <bütün I. Büsbütün II.

Tuncer Gülensoy Etimoloji Sözlüğü’nde:
Bütün ‘bütün, tam’ =ET. bütünpütün. OT. bütün ‘doğru, dürüst, sahih’ (DLT, KB) <* büt-(ü)n
 

İZB Türkçe Kökler Sözlüğü’nde:
büt- kökü için; Aldığı eklerle anlam genişlemesine uğrayıp işlerlik kazanan verimli bir köktür. Öncül sesi ü, eylem eki ü sesiyle birleşen mek’tir. Bu kökte büyüme, gelişme, yükselme, olgunlaşma, yücelme, yayılma, genişleme, etkinlik, egemenlik, ergenlik, eksiklikten arınma, sağlamlık, güçlülük bg. anlam içeren bir özellik vardır.’ açıklaması getirilir.

Bir ve Bütün Kavramının Anlam Özdeşliği
Orhun Abideleri’nde “biriki ve biriye2 sözleri günümüz Türkçesine bütün kelimesiyle aktarılır. Bugün biz bütün sözünü genellikle Arapçadan aldığımız tam kelimesiyle eşanlamlı kullanıyoruz. Fakat günümüz Türkçesinde hem bütün sözünde hem de tam kelimesinde bir yandan anlam daralması kısmen de anlam sapmaları olduğunu görüyoruz.

Kutadgu Bilig’de ise büt- köküyle başlayan kelimeler 177 yerde geçiyor. Bütün sözü “doğrusu, şunu bil ki4, inan5, her iş6, iman, her taraf, dürüstlük, itimat, emniyet” gibi anlamlarda kullanılıyor.

Balasagunlu Yusuf, eserinde Türkçe bütün-lük sözünü ağırlıkla Farsçadan aldığımız dürüst kelimesinin bire bir karşılığı olarak kullanıyor.

Kadim Türk varlık algısının temelinde birlik ve bütünlük kavramlarının yattığını biliyoruz.  Töre’ ye bağlı düşünce ekseninde bir ve bütün anlayışının iç içe yürüdüğü görülüyor. Öyle ki metinlerde geçen bir- sözü yerine bütün– sözünü koymanız veya tersi durumda kastedilen anlam pek değişmemektedir. “dini bütün’” deyiminin ilk geçtiği metin olarak Kutadgu Bilig’de bütün sözü birçok yerde iman anlamında da kullanılır. Fakat aynı metin, bütünlüğü somut ahlaki göstergelerle de tanımlar: sözünde durmak, güvenilir olmak gibi. Kişinin bütünlüğü (dürüstlüğü) Töre kılıncına (ahlakına) bağlılıkla ve sözünün silig (temiz) olmasıyla anlaşılır. Özü sözü bir deyimi de esasen gönlü ve eylemleri tutarlılık sergileyen bütün kişi tanımlamasıdır. Türk düşüncesinde söz, özün eylemi olarak görülürken özden beklenen, birlik ve bütünlük idrakidir.

Türkçe kılınç sözü, insan doğasının saf ve silig (temiz) halini tanımlarken Arapça ahlak sözüyle  benzeşen bir düzlemine oturur.

Bu küçük değerlendirmeden sonra Türk düşüncesinin temel dinamiklerinden olduğunu düşündüğümüz iki kavramın Türkçe içinde hayat bulan özgün yapısına odaklanmaya çalışacağız. Çok kapsamlı bir çerçeveye sahip olan bir– ve bütün kavramlarını çözmeye çalışırken bu kavramların etrafında kümelenen diğer etken sözcüklerin de yardımına başvuracağız. Tabii bakışlarımız Türk dilinde ifadesini bulan kadim varlık anlayışının ufkuna sabitlenecek.

Sayısal Veri Ötesi “Bir”in Anlamı

Sayı saymaya ilişkin anlamına gelen Yunanca kökenli aritmetik kelimesinin Türkçe karşılığı TDK sözlüğünde riyaziye ve uzbilim olarak karşılanabilmiş. Hâlbuki DLT ve Kutadgu Bilig’de geçen sakış sözcüğü tam olarak sayma, sayış ve hesap anlamında da kullanılıyor.

Kutadgu Bilig’de birçok yerde geçen sakışka sözü konumuz açısından dikkat çekicidir.

ay yégli içigli yawalık bile; sakışka anunğıl çıkış yol tile10
Ey yiyip içmekle hayatını boşuna geçiren; hesaba hazırlan, çıkar yol ara!

bitip kodmasa erdi bilge bitig; sakışka negü erdi al yañ itig8
Âlimler kitap yazıp bırakmamış olsalar idi hesap yapmağa nasıl bir çâre ve imkân bulunurdu?

Sakışka sözünün Kutadgu Bilig’de temel olarak üç farklı anlamda kullanıldığı görülmektedir. Yukarıdaki beyitte ‘hesaba hazırlan’ şeklinde İslam inancındaki ‘din-hesap günü’ manasında geçer. Bilginin kullanımı ve aktarılması için yazının öneminin anlatıldığı beyitte ise tam olarak bugünkü matematik, aritmetik ve muhasebe sözlerinin ortak kullanımını karşılayacak şekilde kullanılır.
 
sakışka katılmaz seniñ birlikiñ; tüzü neñke yetti bu erkliglikiñ1
Senin birliğin hesaba gelmez, bu kudretin her şeye hâkimdir.
 
séziksiz bir ök sen ay meñü eçü; katılmaz karılmaz sakışka seçü7
Sen şüphesiz birsin, ey sonsuz Tanrı; istisna sayıya gelmez!

bir ol bir idi kim törütti iki; sakışka katılmaz anıñ birliki9
Kendisi birdir fakat yarattığı ikidir, onun birliği hesaba girmez.

Bu beyitlerde ise Zenon’un11 matematiksel “sonsuzluk paradoksu”na varoluşsal bir yanıt niteliği taşır.  Şöyle ki; hareket halindeki bir nesnenin (Zenon için bu havaya atılan bir oktur.) belirlenen noktaya varması için ilk olarak o yolun yarısını alması gerekir. Ama ondan önce de bu yarı mesafenin yarısını kat etmelidir. Sürecin sonsuza kadar devam etme zorunluluğu okun hareketini imkânsız kılar. Bu düşünce Zenon’u hareketin imkânsızlığı görüşüne götürür. Öyle görünüyorki Zenon’un hareketin yanılgı olduğu sonucuna varması sonsuzluğu matematiksel olarak kanıtlayamamasından kaynaklanmaktaydı. Oysa matematikte sonsuz ve sonlu kavramları bir sayı değil sıfattır. Yüzyıllar sonra Georg Cantor12 ‘sayılabilir sonsuzluk’ kuramını öne süren çalışmalar yapar. Ama bu çalışmada da sayılabilir sonsuz alt kümeler karşımıza çıkar. Yani sonsuzluğun sonsuzluğa evrilme süreci sonsuza kadar devam eder. Buna göre sonsuzluğu bir ve bütün olarak değerlendirmek, varlığı idrak etme yolunda daha sağlıklı bir yol olarak karşımıza çıkar. Nitekim yukarıda görülen beyitte Y. H. Hacib; “senin birliğin hesaba gelmez” derken sakışka sözünü “sayılabilir veriler” anlamına gelen bir kavram olarak kullanır. Yani Tanrı’nın “birliği”nin ayrı ayrı “bir”lerin oluşmasından meydana gelen bir “birim” olmadığını anlar. Dolayısıyla Türkçede yürüyen varlık anlayışında bir– sözü, sayısal bir veri olmanın ötesine taşınır. Ki Kutadgu Bilig öncesi başta Orhun Yazıtları olmak üzeri diğer metinlerde de bu anlayış görülür. Türk ontolojisinde birlik kavramı sonsuz sayıda bir’in oluşturduğu parçalı bir yapı olarak değil, ancak bütün olarak anlaşılabilecektir. Öyle ki bu düzlemde herhangi bir parçadan söz edilemez. Burada bütün kavramına ezeli olarak “bölünmemiş” anlamının yüklendiğini görüyoruz. Esasen bütün’ün aynı zamanda güvenilir ve dürüst gibi anlamlara da gelmesi, öncesinde bir parçalanmışlıkla malûl olmamasından kaynaklanmaktadır. Böylelikle ezeli bütün, kendinden ebedi bütün’dür. Buna göre Türkçe yürüyen varoluşsal “birlik” kavramının yüklendiği sonsuzluk tanımını, bütün kavramıyla içi çe geçmiş olarak buluruz. Ebedi özelliği, bütün’ün güvenirliliğini de beraberinde getirmektedir. Nihayet klasik metinlerimizde bütün sözü “tamamen, dürüst, hepsi, her şey, emniyet ve güven” anlamlarına gelir. Tietze Sözlüğü’nün bütün maddesindeki “bölünmemiş” açıklaması, kavrama bakışımızı doğrular niteliktedir.

Cümle işüñ yigregi birlik-durur 
Birlige bitmek bütün erlik-durur14

Bu ve benzeri beyitlere Garib-name’de sıkça rastlarız. Orhun Yazıtları ve Kutadgu Bilig’le yürüyen düşünce birliği, divan edebiyatımızda da varlığını sürdürmüştür. Âşık Paşa, Garib-name’sinde her fırsatta birlik ve bütünlüğe vurgu yapar; çoğu yerde bu kavramları birbirinin karşılığı olarak kullanır.

Divan-ı Hikmet’te de “biri-ye” sözü bütün, hepsi ve kamu âlem gibi anlamlarında kullanılır. Metnin neredeyse tamamında bir-i sözünü bütün kelimesinin karşılığı olarak görüyoruz.

Bakma gönül zevâhir-i eşbâh-ı ʿâleme
Aç çeşm-i bâtını reşahât-ı bütüna bak

Erzurumlu Zihni divanında geçen bu beyitte bütün sözünün “Hak yolunun” niteliğini vurgulamak için tercih edildiği görülüyor.

Var imdi var imdi var senin olsun
Bir karârı bütün yâr senin olsun

Hatayi Divanı’nda bütün, özü sözü doğru ve güvenilir manasında geçer. Hatayi’de “ahdi bütün” ve “kararı bütün” sözleriyle karşılaşırız.

Yunus Emre’de aynı söze “sıdkı bütün” şeklinde rastlarız. Yunus, bütün sözünü ağırlıklı olarak eksiksiz ve dosdoğru manasında kullanır.

Gönül pâsın yudunısa kibr ü kîni kodunısa
İkrâr bütün olmayınca erden nazar olmayısar

Gönül sındı buludı hem Hakk’a yakınıdı
Yine dikerem diyü bütüni yırtmayalar

Sevdük yâridür Mustafâ andan ola meyl ü vefâ
Sıdkı bütün gönli safâ hem bize ol îmânımış

Birisen birlige bak ikiyi elden bırak
Bütün ma‘nî bulasın sıdk u îmân içinde


Türkçe üzerinden ilmeklerini çözmeye çalıştığımız varlık anlayışı, dilimizdeki hakikat algısına ait izlerin çok daha derinlere dayandığını gösteriyor. Y. H. Hacib’in birlik kavramına yüklediği anlam, sanki “karanlık çağ” öncesi “aydınlık” dönemin izlerini taşıyor gibidir.

Kutadgu Bilig, böylelikle hem felsefi planda Zenon’nun sonsuzluk çelişkisini hem de modern matematiğin sayısal verilerle sınırlı alanlarını kuramsal olarak zorlar. Konumuz matematik değil tabii, biz Türkçe bir– anlam kökünün halis Türkçe bir metin olarak Kutadgu Bilig’deki alt yapısı üzerinden düşünmeye çalışıyoruz. Böylelikle Türk dilinde anlam kökleri bakımından bir ve bütün sözlerinin birbirine atıf yapan kavramsal yapılarını çözmeyi deniyoruz.

Has Hacib; “kendisi birdir. Fakat yarattığı ikidir, O’nun birliği hesaba (sakışka) gelmez” derken sakış sözünü hem kuramsal hem de sayısal matematik kavramı olarak iç içe değerlendirir, demiştik. Yusuf Has Hacib’in varlıktaki görece ikili işleyişi, Hakim Tanrı’nın sonsuz birliğinden ayrı görmediği anlaşılıyor.

Türkçe bir sözü ve bir– kökünden türeyen sözcükler, ilk bakışta salt sayısal verilerden hareket ediyormuş izlenimi verir. Oysa birlik, birleşik, birim, birikim, birleşim vb sözcüklerin ele alınan yapının bütüncüllüğünü ifade ettiği anlaşılıyor. Hem anlayış hem de kavramsal açıdan birbiriyle iç içe değerlendirilen özgün kurgular, bir– sözünün teklik anlayışına dayanırlar. Dolayısıyla bir sözcüğü, kök anlamı bakımında sayısal bir tanım olmanın ötesine geçer.  Diğer yandan edebiyatımızda ontolojik anlayışımızın özeti olarak kullanılan “birlik ve bütünlük” tanımlamasında bir ve bütün kavramlarının peş peşe geçmesinin bir pekiştirme olduğu anlaşılmaktadır. Anlamın özüne odaklandığımızda Bayat ve Mengü Tanrı’ yı görüyoruz.

Türkçe verme– sözünün bir– anlam köküne, bitme– kelimesinin bütün sözüyle özdeş köklere dayanması nasıl bir deryanın mahileri olduğumuzun muhteşem izlerini taşımaktadır. Bir başka denemede konuyu bu yönüyle de ele almak ümidiyle…

Not: Dilin doğası gereği tarihi süreç içerisinde birçok sözcüğün anlam kaymasına ve genişlemesine uğradığını biliyoruz. Aşağıda büt– kökünden türeyen sözcüklerin DLT’de geçen bir listesini ekledik. Liste incelendiğinde Türkçe sözcüklerde zamanla oluşan anlam genişlemesinin, küçük istisnalar hariç, kök anlama odaklandığı görülecektir. Bu da Türk dilinin güçlü yapısı hakkında bize bir fikir verecektir.

 

 

1 Kutadgu Bilig b. 4
2 Orhun Abideleri KTG 1, KDY 27, BKD 22, BKK 1, TİTB1
3 Divân-ü Lûgâti-t Türk
4 Kutadgu Bilig b. 19
5 Kutadgu Bilig b. 26
6 Kutadgu Bilig b. 105
7 Kutadgu Bilig b. 10
8 Kutadgu Bilig b. 2226
9 Kutadgu Bilig b. 3719
10 Kutadgu Bilig b. 5277
11 Elealı Zenon Yunan Filozof ve matematikçi d. mö. 495
12 Georg Cantor Alman matematikçi d.1845 ö.1918
13 Toplumsal Aklı Anlamak s.112
14 Garib-name

Kaynakça
Muharrem Ergin – Orhun Abideleri – Hisar (003)
Şükrü Halûk Akalın (haz.) – Türkçe Sözlük – Türk Dil Kurumu Yayınları
Kaşgarlı Mahmud – Divan-ı Lügati Türk – (2005) Kabalcı Yayınevi
Prof. Dr. Tuncer Gülensoy – Türkiye Türkçesindeki Türkçe Sözcüklerin Köken Bilgisi Sözlüğü – Türk Dil Kurumu Yayınları
Andreas Tietze – Tietze Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lügati, Türk Dilleri Kütüphanesi, İstanbul-Viyana (2002)
Erhan Aydın – Orhun Yazıtları, Bilge Kültür Sanat (2018)
İsmet Zeki Eyuboğlu – Türk Dilinin Etimolojisi Sözlüğü –Say Yayınları (2017)
Dr. Sait Başer – Toplumsal Aklı Anlamak – Ataç Yayınları (2006)
Aşık Paşa  – Garib-Nâme – Hazırlayan Kemal Yavuz – Kültür Bakanlığı Yayınları (2000)
Emek Üşenmez – Karahanlı Türkçesi Sözlüğü (Yüksek Lisans Tezi) Kütahya (2016)
Yusuf Has Hacib – Kutadgu Bilig – Kültür Bakanlığı Yayınları
Talat Tekin – Orhun Yazıtları – Simurg Dil ve Edebiyat Dizisi 1 (1998)
Nurcemal Mehmetali – Kutadgu Bilig’in Sözvarlığı Açısından Açıklamalı Sözlüğü (YTÜ SBE Türk Dili ve Ede. Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi)
Doç. Dr. Mustafa Tatcı – Yunus Emre Divanı, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü,
İsmet Zeki Eyuboğlu – Türkçe Kökler Sözlüğü, Remzi Kitabevi (1989)
Francis E. Peters – Antik Yunan Felsefi Terimler Sözlüğü, Çeviren Hakkı Hünler, Paradigma Yayıncılık (2014)
Sadeddin Nüzhet Ergun – Hatayi Divanı,              İstanbul Maarif Kitaphanesi (1956)
Muhammed Doruk – Kutadgu Bilig’in Türkiye Türkçesine Aktarımı, Erciyes Üniversitesi, Edebiyat Fak. Türk Dili ve Ed. Bölümü.
Mustafa Zihni – Erzurumlu Zihni Divanı, Hazırlayan Muhsin Macit, Kültür Bakanlığı Yayınları (2018)

 

Divan-ı Lûgatt-it Türk’te büt-but kökenli sözcükler

Butaq: ağaç dalı
Butıq: herhangi bir şeyin dalı
Butıqlanmak: tomurcuklanmak
Butıq: küçük bir su tulumu (kaşgar lehçesi)
Butıq: Atın ayak derisi çıkarılarak yapılan, kımız ya da benzeri şeyleri saklamaya
yarayan tulum.

Büte: “Çok” anlamına gelen bir sözcük.
men angar büteyarmâq herdim: Ben ona çok para verdim; bu işqa büte boldı: Bu iş için çok
zaman harcadık. Bu tıpkı Oğuzların “kısa bir zaman” anlamına gelen kibe sözcüğü gibidir.
Bütti: kesinleşti, kayboldu, iyileşti
er üni bütti: (Göğsündeki bir hastalık, soğuk algınlığı ya da bir darbe nedeniyle) adamın sesi
kayboldu.
antg almı bütti: Onun başkasından olan alacağı kesinleşti.
bâş bütti: Yara iyileşti.
qul terigrike bütti: Kul (mü’mm)tannnın birliğini ikrar etti.
bütti.
ot bütti: Ot büyüdü. Aynı zamanda meyvenin gelişimini anlatmak için de bu sözcük
kullanılır.
oglân bütti: Çocuk doğdu. Qıfçâq lehçesinde “gelişen, doğan ya da yaratılan herhangi
bir şey”i anlatmak için bütti sözcüğü kullanılır,
büter, bütmek.
bütüge. Patlıcan.
bütün. Herhangi bir şeyin güvenilir ve sağlam olanı.
bütün yarmâq: Güvenilir para.
çîn bütün kişi: Kendine güvenilir, doğru kimse.
Bütünledi: ol sözüg bütünledi: O, sözlerin [başka bir şeyin de olabilir] gerçekliğini araştırdı,
bütünler, bütünlemek.
Bütürdi: ot başıg bütürdi: İlaç yarayı iyileştirdi.
anıg üze almın bütürdi: Ondan alacağı olduğuna ilişkin [başka bir şeye ilişkin de olabiliri iddiasını
kanıtladı. Borç dışındaki şeyleri anlatmak için de kullanılır.
bütürür, bütûrmek.
Bütüştiler: ölâr ekki bütüştiler: Her ikisi de birbirlerine ilişkin iddialarının doğruluğunu kabul etti,
bütüşurler, bütüşmek.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.