«

»

Kas 28

Mahkeme

17909509_10212220205604366_224787284_n

“Huzur-u İlahi”den bahsedildiği zaman o an sanki başka bir huzurdaymışız algısıyla söyleniyor bu söz.

Halbuki

yaptığımız her iş,

söylediğimiz her söz,

düşündüğümüz her an

kararlarının doğruluğu şaşmaz bir mahkeme tarafından yargılandığımız hakikatini unutuyoruz sanki.

Efendim “Seninle hesap günü görüşüz!’ diyor muhataplar.

Bilmiyoruz ki her anımız o yüce mahkeme tarafından muhakeme edilmekte, anbean huzurda bulunmaktayız ve hüküm o anda verilmektedir

Her an o mahkemenin karşısındayız;

kimi zaman mağdur, kimi zaman zanlı yahut müşteki ya da şahit olarak!

Ve kaçınılmaz olarak bulunmaktayız.

Hatta ferasetli gözler ve kulaklar, an itibarıyla yüzlerine okunan kararları ve müeyyidelerini apaçık görüp duymakta ve akıbetlerine teslim olmaktan başka bir şey yapamamaktadır.

Gıybet melanetinin vuku bulduğu anlar içinde bu mekanizma kusursuz bir şekilde işlemektedir;

o ki kişi “hakim” ile ve bütün mevcudiyetiyle alakasını idame ettirebiliyor olsun.

Hatta bu hal, bir alakanın da ötesindedir.

Orada “hakim” de savcı da avukat da zanlı, sanık, müşteki de velhasıl olabilecek bütün muhataplar da bizzat kişini kendisidir.

Hiç şaşmaz, o an huzurdadır ve o an hakkındaki üstelik kendi verdiği hükmü şeksiz şüphesiz görür ve duyar.

İşte biz o mahkemeye vicdan diyoruz.

Orada terazi zerre-i miktar şaşmaz, adaletin şaşmaz makamıdır bulunduğunuz yer.

Vicdan mahkemesi “adl” makamının hükümran olduğu mülkiyettir.

O halde yaptıklarımızı mazur gösterecek ucuz bahaneler aramakla kimi aldatmış olabiliriz ki!

 

“Dünyâ diyerek geçme sakın, burdadır her şey

Mîzân ü sırât’ı mutlaka orda mı sandın”

Hazret-i Ken’ân Rifâi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>