Sen Ol Sen

Nilüfer Özcan DemirBana Sen Gerek, Olmaya Çalıştıkların Değil!

Nasıl mı?

Önce kendimizden başlayarak, hiç hırsızlık yapmayarak… Öyle büyük büyük değil; kimsenin zamanını çalmayarak, hiç yalan söylemeyerek, hayatta hiçbir şeye bahane uydurmayarak… Özümüzde bizimle olanındır “vicdan” sahip olunan değil, aksine taşınandır.Kim taşır? “Sen” bilip, bulup olduğun sen. Onu sadece kendimizi izlediğimizde görürüz, başkalarına baktığımızda ise kendimizde görmediğimiz yansımalarımızı. Yansıma, adı üstünde yansıma; o yüzden doğru yansıtanı bulmadıkça yansımalarımıza bakarak oyalanırız sadece. Bundan sebep asıl olan bakmak değil, görmektir bu hayatta.

Gözleyerek ve izleyerek tanığı oluruz kendimizin, bir kez bildik mi onu, özü cevheri… Sıyrılıverir kendim dediğinin arasından, adına vicdan denen, merhamet olup yansıyan, şefkat olup iş gören, asıl olan. Yoksa ona bürünen de nefstir hiç farkında olmadan.

Dışarıda suçlu yok. Suçlu kendimizi görmeye kör olan biziz, samimiyetle kendimiz neysek o olamadığımız için olmaya çalıştıklarımızı yarattık. Kendimizi sevmediğimiz, görmediğimiz, bilmediğimiz için dışımızdaki yansımalar en karanlık yönleriyle karşımıza çıkıp, beni gör, beni bil, diyor.

Anmak anlamaktır. Ancak bilirsen anarsın, bulursan anlarsın. Neyi? Özünü.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.