Yaşam Aslında Maruz Kaldığımız İmgelerin Dilini Deşifre Etme Çabasıdır

Nilüfer Özcan DemirGünümüzde benliğin sunumuna duyulan gereksinim nedeniyle sosyoloğun tüm rolünü değiştirmektedir. Sosyolojik analizde artık insanlar çok daha aktif katılımcılardır. Kendi gerçeklik yorumlarını yapabilmekte ve kendi hazırladıkları materyallerle benliklerini sunabilmektedirler.Bugün görsel sosyolojinin en önemli taşıyıcısı konumunda olan bu imgeler tüm sınırları aşmakta, hemen herkes tarafından bilinmektedir. Bu sosyoloji için de büyük bir avantajdır. Bugün imgeler, semboller vurguladıkları gerçeklerinden çok daha fazla ilgi çekmektedir. Yaşam aslında maruz kaldığımız imgelerin dilini deşifre etme çabasıdır. Bunun için yapılacak şeylerden biri; kısa duvarın ardında durmak ve bakmaktır. Tüketim toplumu, gözleme/gözetleme arzusunu bir ihtiyaçmış gibi pazarlar. Onun için kısa duvarın ardında zaman zaman “durmak” gerekiyor. Yoksa hayatta akışına/gelişine göre akmak değil mesele, fark etmek için; durmak ve bakmak. Çünkü hayatta algıyı değiştirirseniz her şeyi değiştirirsiniz. Düşünceler, duygular, bakış hepsi değişir. Geçenlerde sosyal paylaşım sitelerinden biri bir deney yapmıştı; bilinçli olarak bir grubun duvarına, sürekli pozitif haberleri, diğerine de negatif haberleri yoğunluklu olarak düşürmüş. Ne mi olmuş; duvarında arkadaşlarından pozitif haberler görenlerin büyük bir bölümünde, pozitif haber paylaşma yüzdesi yükselmiş. Kısa duvarın ardından bakın bir süre, içine giresiniz varsa da girin ancak oluşan duygunun/düşüncenin içinizden geçmesine de izin verin.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.