Kategori Arşivi: Yılmaz Soyyer

Eyl 07

Dil

Mânâ dile düşünce dili dillendirdi dil Türküler dillenince dili dillendirdi dil Kor-kut olmuş akıldan süzüldü ak sütleyin Her kelâm ince ince dili dillendirdi dil Destanlaştı yiğitler yelden yele uçmağa Yuğ vaktine girince dili dillendirdi dil Yenisey yaylağında balbal oldu taş oldu Kopuzdan gündüz gece dili dillendirdi dil Mermerin ak bağrına tamgalar damgalandı Bilge Kaan peşince …

Devamını oku »

Ağu 08

Yıldız Tigin

Bir varmış bir yokmuş, Tanrı’nın kulu çokmuş, yalan yokmuş dolan yokmuş, tevâzû yağmura karışıp yağarmış, kibir yokmuş ve en mühimi Hak varmış bâtıl yokmuş. Desem kimse inanmaz, ortalığın gül gülistan, al meyveli bahçe bostan olacağını sanmaz. İnsanoğlu çiğ süt emmiş diyerek konuşurlar ki illâ tedbir illâ basîret gerek. Nice ki cennet de âdemoğlu içinmiş cehennem …

Devamını oku »

Tem 19

Kavala Destanı

              -Sait Başer ağabeyime- I          Töreyi penah bilmişiz Altay’ı dergâh bilmişiz Bir geyik boynuzu bir bozkurt başı Gül Kam’ın elinde son yada taşı Sicim gibi gökten boşanan yağmur Lâ ilâhe illallahla inen nûr Tekbirlenen palalarda od yanar Savrulanlar sanki birer zülfikâr Sadaklar boşanır yaylar gerilir …

Devamını oku »

Mar 28

Bir Yuva Kurmak

İnsan hayâtındaki en zor dönem “bir yuva kurma” sürecidir; bu her ne kadar başlangıcı aşağı yukarı belirli bir “dönem” ise de yaşanılan evin bir yuvaya tebdîl olması bakımından uzunca bir süreçtir. Bir düğünle başlayan izdivaç en az birkaç yılda bir yuvanın kurulmasıyla netîcelenecektir. Bir kadın ve bir erkeğin şu veyâ bu vesileyle birbirlerine duydukları alâka …

Devamını oku »