Yazar: Adem Kurum

Hâmuşân

Demini alan çay, bekleyen hüzünlere damla damla düşerken çıkardığı sesin melodisiyle her gün mecbur tutularak aldığı nefesin birbirlerini kovalama telaşını yaşamak tek hayat kaynağıdır.  Aşırı duygusal yapısı, ağlamaya meyilli his denge durum onu hep zor durumda bıraktı. İlkokulda arkadaşı dayak yerken o ağlardı. Sünnet olan teyze çocuğu gülerken o izlerken ağladı. Belgesel izlerken aslana yem …

Devamını oku

Babamın Ardından

              Ne bindiğin dala zarar Ne içtiğin suya ziyan Tam tamına karardın Sen kuş gibi bir adamdın  

Seyyar

Küçükpazar… Eminönü’ne Unkapanı tarafından giderken hemen sağda kalan bir arka mahalle… Sağlı sollu kahveler: Rizeliler, Diyarbakırlılar,  Bozkırlılar, Suriyeliler… Yanyana döşenmiş küçük taşlardan oluşan asfaltın az olduğu eski bir kabadayı semtidir Küçükpazar. Cumbalı evlerin yıkılmaya yüz tuttuğu kesimlerine Allah korur diye sığınanların yurdu. Anadolu’ya iş için gelenlerin ilk durağı olan kahvelerin çoğu sabahçı kahvesi diye adlandırılanlardan. …

Devamını oku

Deliler

Düz bir insanım ben dedi. Zigzaglı hayatta düz olduğumdan hep bu yoldan çıkışlarım. Dededen kalma emektar cumbalı evim ve yalnızlığımın tek arkadaşı ben… Dikkat çeken bir insandı özellikle kırmızı ayakkabıları… Kırmızı ayakkabıları kadar dikkat çeken başka bir şeyi daha vardı doğduğundan beri hiç taranmadığı hissi veren saçları…Üç katlı cumbalı evinin muşambadan camlarından güneşin sabahları günaydın …

Devamını oku

Kronik

Saat: 06:45 – Kalkmalısın. – Lütfen kalkar mısın? – Kalkmalısın – Kalk ulan.. Tamam bu son ertelemeydi zaten saydım tam altı oldu. Teknoloji nimeti en sevdiğimden, diye söylendi. Ne güzel 12 alarm kuruyorum tam altıncı alarmda kalkıyorum, ne güzel bir şey bu… Hızlı çok hızlı hareket etmeliyim. Aşırı dozda işsizliğe maruz kalmadan çıkmalıyım bu evden. …

Devamını oku