Ali Çakır

Author's posts

Utangaç Türkler

Son zamanlarda utanma duygusunun özgüven yoksunluğu yarattığını çağrıştıran üstü örtülü bir anlayış sosyal medyayı içten içe kemirmeye devam ediyor. Kastım “zamane gençliği çok bozuldu” benzeri bir klişeyi dayatmak değil. Elbette değişen zaman ve koşullar insanların yaşam tarzlarında, düşüncelerinde ve hatta inanma konusundaki duyuşlarında yepyeni ufuklar açacaktır. Fakat insanı kişi yapan bir haysiyeti ve bu haysiyeti …

Devamını oku

Meryem Belki

Büyüdüğüm ev şimdi tuğla yığını  Kapısı penceresi belirsiz  Duvarlarında başıboş otlar sırıtıyor  Kuşatsa da hevesli sarmaşıklar  Tozlu yaprakların neresinden baksam görürüm  İki odaya sığdırdığımız koca dünyayı    Orda kazak örer annem Pencere önünde  Neler duyar neler düşünür neler susar Neler söyleşir menekşelerle   İşçi elleri sabun kokar babamın hâlâ Masalları da bilir Yüklendiği ağır hakikati …

Devamını oku

Adam Olacak Çocuk

Bir Kuantum Rüyası İlkokuldaymışım. Fen Bilgisi dersindeyiz. İçimde bir sıkıntı var. Öğretmen bana bir soru soruyor, bilemiyorum. Sonra arka arkaya başka sorular soruyor, hiçbirini bilemiyorum. Yanımda da adını bilmediğim bir kız oturuyor. Zilin çalması ile içimdeki sıkıntı dağılıyor. Kız da gülerek benimle dışarı çıkıyor. Bir çocuk geliyor yanımıza, şöyle diyor: “Hadi gelin, bizim mahalleye gidelim.” …

Devamını oku

Türkçe Duymak Hakkında Bir Deneme

TDK Türkçe Güncel Türkçe Sözlük –duymak sözünü beş madde başlığında açıklar: 1. -i Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. 2. -i İşitmek, ses almak. 3. -i Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. 4. -i Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek. 5. nesnesiz, mecaz  Sezmek, fark etmek, hissetmek “Duymak” …

Devamını oku

Bilişelim

Gül ile meşgul olanın, ellerine diken dolaşma tehlikesi de var; ellerine gül kokusu sinme ihtimali de.   Yunus Emre’miz; “Sevelim, sevilelim.” diye özetleyivermiş, biz de çok beğenmişiz. Çok beğenince çok tekrâr etmiş, çok tekrâr edince de genelde anlamı kaybetmişiz. Atasözlerimiz ve deyimlerimiz, anlamını alışkanlığa kaybeden örneklerle dolu. Her birinin üzerinde ilk kez duyuyormuş gibi dursak…  …

Devamını oku

Serçenin Söylediği

Asker ocağında bizim gibi acemi erlere jandarma karakolunun nasıl bir düzeni olduğunu, içinde ne gibi araçların bulunduğunu, neyin ne işe yaradığını gösteren bir binaya eğitime gitmiştik. Eğitim amacıyla alayın merkeze en uzak noktasına yapılmış bu bina, yıllar içinde epeyce yorulup hırpalanmış, biraz da ihmal edilmişti.  Hal böyle olunca binanın bütün uygun yerlerinde örümcek ağları, boyunca …

Devamını oku

Gülü Seven

Hazret-i Niyâzî, müthiş bir hizâ çizgisi çekmiş: “Sür çıkar ağyârı dilden tâ tecellî ede Hakk” … Bilmelerimizi ve inanmalarımızı, tecrübelerimiz; tecrübelerimizi ise aczimiz, ihtiyâcımız, eksiğimiz tâyin ediyor olsa gerek. İnsanız, âciziz; üşüyoruz, acıkıyoruz, yoruluyoruz, bunalıyoruz, özlüyoruz, ayrılıyoruz…  Eeee, dünyânın bin bir türlü hâli var! İlk bakışta menfî görünen bu ve benzeri durumlar sâyesinde ilmimiz, fennimiz, …

Devamını oku

Ramazan Dolayısıyla Kapalıyız

Pera tarafında olduğundan kozmopolit bir yapısı olan bizim muhitte ramazan-ı şerîfin rûhuna aykırı işletmeler az değildi. Ramazanın teşrîfiyle beraber hepsi kapanır ve vitrinlerinin uygun yelerine aynı uyarıyı asarlardı:  “Ramazan Dolayısıyla Kapalıyız!” Ramazan dolayısıyla kapanmayan işletmeler ise vitrinlerini gazete kağıtlarıyla örter, yeterinden fazla ışık açmadan sessiz sedasız hizmet vermeye devam ederdi.  Ramazanın uğramadığı, hissedilmediği yer kalmazdı. …

Devamını oku

Nerde O Eski Ramazanlar?

Salgının getirdiği zarûrî uzletten olsa gerek, nostaljiden hoşlanmayanlarımız dahi eski ramazanların özlemini çekiyor. İnsan birlikte olmaya meyilli tabii. Eh, sahici birliktelikler de benzer duyuş ve düşünüşler etrafında ortaya çıkıp gelişiyor. Sahuru, mukabelesi, iftarı, teravihi… her motifiyle birliğin ekseninde devran eden bir iklim ramazan. Müsamaha ve hoşgörümüzü şu veya bu nispette artırdığımız; sevgi, sabır, yardımlaşma, empati …

Devamını oku

Selvi

Nazlı sunam eğlenmedi bu elde Aktı gitti ak köpüklü sel gibi Anlatamam garip başa geleni Âşinâlar şimdi bana el gibi Yürüdü mü bahar düşer ardına Söyleşti mi kuşlar gelir yurduna Yedi iklim fedâ olsun yoluna Zarâfeti bir incecik tül gibi  Açamadı mahzun gönlün sırrını Çekegeldi ayrılığın kahrını Kana kana içti aşkın zehrini Esti gitti esrârıyla …

Devamını oku

Yolun Ayrımı

Meryem’i bir daha görmedim. Bu cümleyi kurabilmek için on üç yıl beklemem gerekti. Bir sabah uyandım ve on üç yılın ilk günü başladı. Bilmiyordum. Bin bir emekle kurup çattığım dekor değişmiş, perde yıkılmış, sahne viran olmuştu. Onu aramadım. Nereden başlayacağımı bilmiyordum. Takatsizliğimin asıl kaynağı buydu. Nereden başlayacağını bilmeyen biri başlayabilir miydi? Meryem, yuvarlak bir zaman …

Devamını oku

Kendiciğim

Köşe başından döndüm sokağa. Paltomun cepleri sökük, pantolonumun paçaları yırtık. Ellerimde parmakları olmayan bir çift eldiven ve saçlarımı bağlamayı başaramamış lastik tokam ile gecenin karanlığını yarıp geçiyoruz. Evime bir an önce varmazsam fırtına, önüne katacak beni. Korkmuyorum esen rüzgârın şiddetinden. Sille tokat girişse de henüz meydan okuyacak deliliği kaybetmedim. İşin garibi, yollar uzuyor ve evler …

Devamını oku

Türkçenin Ölçüsü

TDK, metodoloji kelimesini yöntembilim olarak çevirir. Özellikle felsefe ve bilim alanında yöntem araştırmak ve yeni yöntemler yaratmak için ilkeler geliştiren bilim dalına, yöntembilim diyoruz. Fransızca methode kelimesi Eski Yunanca methodos “öteye giden yol” sözcüğünden alıntıdır. Yöntem kelimesi de yön-  kökü itibarıyla konumuz bağlamında aynı anlama gelecektir. Metin okumaları açısından bakarsak yöntembilimi “anlama usulü” olarak düşünebiliriz. …

Devamını oku

Meryem Bir Bahar İkindisi

Şehrin içinde… Gürültüden, karmaşadan uzak… Havaalanına falan filan kilometre mesafede… Metro, metrobüs caba… Huzur… Yeşil… Mutluluk… Doğayla iç içe… Doğayla iç içe… Doğayla iç içe yaşamaya başlamadan önce bütün şehirlilere doğayla iç içe yaşamak cazip gelir. Tabii rengârenk kanatlar odanın içinde raks etmeye başlayınca büyü bozulur. Çoğu şehirli için yani. En azından benim için. Bir …

Devamını oku

Türkçenin Bütünlüğü

Düşüncenin dil yoluyla tutarlı bir şekilde yürümesine fikri takip diyoruz. Öyleyse Türk dilinin bilinen en eski metni olarak Orhun Abideleri ile klasik metinlerimizin en başında gelen Kutadgu Bilig ve diğer eserler arasında Türkçe düşünme bakımından bir tutarlılık olması beklenir. Esasen bu denemelerde Türk dili aracılığıyla adalet merkezli dünya görüşünün şifrelerini aralamaya çalışıyoruz. Bu nedenle “…Daima …

Devamını oku

Bayram Temizliği

  Bayram temizliği Her bayram arefesinde olduğu gibi yine bir temizlik telaşı sardı evlerimizi. Gönlümüze, zihnimize, midemize düzenlediğimiz otuz günlük temizlik(!) maratonu sonrası bir çeşit zafer bayrağı gibi evlerimizi de dip bucak temizliyoruz. Bu bir gelenek! Hayata taptaze ve yenilenerek başlayışımızın yorgun damgaları temizlik bezlerimiz. Unutmadan belirteyim! Bu gece yine bir iki konuğum olacak, yazıyı …

Devamını oku

Karşı Kıyıya Bakıp Beklerken V

Karşı Kıyıya Bakıp Beklerken V İftar sonrası balkondayız. “Burası Ramazanda bir başka güzel” dedi Güneş abla. Gülümseyerek başımı salladım. Söyleyecek bir şey yoktu, sessizce tasdik ettim. Yazdığım yazıdan da haberi yok. Biz her zaman balkonda oturup karşı sahile doğru bakarken aynı sohbeti yaparız. Karşımıza serilmiş güzelliği seyrederken benzer duygular içerisinde, şükürle “ne şahane manzara, Allahım …

Devamını oku

Mesafe

Mesafe Bir gece yarısı otomobilin birinde, belirsiz bir yolda gidiyorum. Nereye? Kiminle? Benim burada ne işim var? Neden buradayım şimdi? Alıp başını yürüsene kızım, neden duruyorsun? Evim uzak çünkü ve karanlıkta yön bulmak oldukça zor. Yanımdaki insanlar da bunu biliyor. Evet… Yanımdaki?!. Aynı arabanın içerisinde birbirine yabancı insanlar oturuyor. Kurduğumuz her yeni iletişim ile birbirimizin …

Devamını oku

Soytarıya Mektup

Tarih 18 Mayıs 2019 oluyor; biraz korkak, toy, çekingen klavyemin tuşları. Karanlık kuşatıyor ruhumu, sonra gece bitene kadar karabasanlar tepinecek omuzlarımda, sırtımda ve yüreğimde. Gece herkes kendi köşesindedir; kendi sessizliğinde, yalnızlığındadır. Henüz sevgilerimiz yeni yeni can çekişmeye başlıyor. Şimdi saat tam on iki! Yani gösterişli at arabalarımız birer birer balkabağına dönüşüyor. Maskelerimiz porselen tabaklar gibi …

Devamını oku

Pazar Sabahı Otobüslerinden

Pazar sabahları otobüsler geriye kalan altı günden çok daha boş oluyor. Özellikle okul, iş yolu tutuluyorsa o güzergâh üzerindeki hemen her durak sanki geceden zombiler istila etmiş gibi görünür. Balık tutmaya Eminönü’ne giden şaşı bakışlı, emekli adamlar gözlemlenir. Pazar sabahı yapılması gerekenler listesinde balık tutmak veya çalışmak olan insanın eksiği nedir, fazlası ne? Sözcükler, insanları …

Devamını oku