«

Kas 10

Perde

Ali Çakır

 

 

 

 

 

 

 

Uzattım boynumu esrâr-ı aşka

Ayırdı canımı ten kaygısından

Bir dolu verdiler şifâdır diye

İçtim de kanmadım cânân tasından

 

Mânâsı seçilmez halleri vardı

Kâl ile çözülmez dilleri vardı

Destursuz geçilmez yolları vardı

Eşikte uğundum firkat yasından

 

İtibar etmezler yavuz civana

El bağlı dil bağlı geç gir dîvâna

Boyun büküp sıvış kuru savana

Kanaat eyledim geçtim usumdan

 

Bir varmış bir yokmuş geçti yüzyıllar

Âşikâre oldu ballar ağular

Rızâ vadisinden akınca sular

Yıkadım kaygımı el yargısından

 

Heybetle kuruldu cem mihrabıma

Gamzesi eceldir kuru canıma

Ne iz kalır ne ses girse kanıma

Kolladım gönlümü gül kargısından

 

Yüz çevirse kara olur akça gün

Nazar kılsa bahar faslıdır bütün

Gül elinden can çekişen bu putun

Hâlâ kanlar sızar tül sargısından

 

Çer çöpten vazgeçmek bunca zor mudur

Kul olup sevdiğin cânân yâr mıdır

Hele Hakk’tan gayrı varlık var mıdır

Tövbeler eyledim var sanrısından

 

Meydanda nâz ile oynanır oyun

Rıza libasından gayriyi soyun

Dediler nerede kurbanlık koyun

Uzattım boynumu yâr saygısından

 

Dumanda ateşten nice sır olur

Aşk hünkârıdır bu can verir alır

Mahvî nizâlaşan taşrada kalır

Ayırma gönlünü dost tapısından

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>