25/11/05

Ali Çakır

 

 

 

 

 

 

 

Bak kütleye döndüm âh senden ayrı

Ne olsa makbuldür şimdiden gayrı

İster sağlar olsun isterse sayrı

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

Ulu dağlar gibi serde dumanı

Hiç içinden eksik olmaz gümanı

Bin öğüt dinlese etmez amanı

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

Verdiğin doluyla oldu mestâne

Ayılmaz bir daha sermest divâne

Yatışır şemine olsa pervâne

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

Teselli istemez himmet beklemez

Tecelli edersin hayır şer demez

Murâd u kastınla nizâ edilmez

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

Sıdk u sadâkatle cânânın olur

Dilersen taşrada kendince ölür

Bin bir vesveseden sâlimen gelir

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

Rengârenk düşlerden aldım ayılttım

Ummayı korkmayı yudum arıttım

Mürşîd-i Âgâh’ın hicrine yaktım

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

Öz elinle tutuşturdun çerağı

Muhabbetin yakın eder ırağı

Tuttu saçlarımı küstah kırağı

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

Buhurdânlar gibi tütmektir kârım

İçimde mahpustur şu öksüz zârım

Bu kapıya herkes sığmış hünkârım

Bir gönül bıraktım can ocağına

 

İster nâr yahut nûr senin elinden

İhsan esirgeme Mahvî kulundan

Yanarsa can olur senin külünden

Bir gönül bıraktım can ocağına

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.