«

»

Tem 28

Telmih

Ali Çakır

 

 

 

 

 

 

 

Yürek ister bu dünyâya gelmeye
Kesreti toplayıp yâr birlemeye
Yûnus gibi esrârını çözmeye
Kırk yıl sükût yazar dilin var mıdır

Naza tahammülle yanmak sevdâya
Kul etmek gönlünü aşk-ı Leylâ’ya
Maksûttan kurtulup dem dolaşmaya
Kırk yıl sefer yazar çölün var mıdır

Sâyede yekinip dâra durmaya
Rengine boyanıp kulu olmaya
Kûy-i yârde bir an konaklamaya
Kırk yıl uzlet yazar yolun var mıdır

Cennette cânânla mahsûr kalmaya
Sebepler yol verir âdem olmaya
Bir lokma elmayla yalan dünyâya
Kırk yıl sabır yazar çilen var mıdır

Kazâ kuyusuna can bırakmaya
Takdîr Mısır’ına sultân olmaya
Kutlu bahçelerde misâl kalmaya
Kırk yıl diken yazar gülün var mıdır

Hikmet yüklemeye kuru asaya
Yar tecellîsine Tûr’a çıkmaya
Deryâlar içinden kapı açmaya
Kırk yıl zulüm yazar hâlin var mıdır

Hünkâr çadırını kurmuş sahrâya
Gezdirdiğin canı ulu kapıya
Kurbân edip gönül verme almaya
Kırk yıl hizmet yazar elin var mıdır

Yattığın eşikte sâdık kalmaya
Tuttuğun etekten râzı olmaya
Çiçekler koynunda vatan tutmaya
Kırk yıl zehir yazar balın var mıdır

Mahvî yüz sür yârin haremgâhına
Bin şükür eşiğin itirâzına
Bin şükür ettiğin âh u zârına
Şüphe gurbetinden aşk sılasına
Kırk yıl hüsrân yazar gönlün var mıdır
Kırk yıl sevdâ yazar gönlün var mıdır
Kırk yıl rızâ yazar gönlün var mıdır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>