Benim Hala Umudum Var

M.PalaKaç kez yenilir insan? Kaç kez vurulabilir sırtından? Kaç ayrılıktan sonra yitirir umudunu?

Umut demişken hani bir umut bir de vicdandı bize kalan her bitenin ardından. Zamansız vedalar, gidişler, bekleyişler, tükenişler, yavaş yavaş eriyişler… Bugün hangi şiiri merhem etsem gönlümün yarasına ya da hangi gurbet türküsünü çalsam en acıklısından… Dostumu mu arasam ya da? Hayır hayır bu da olmaz, biliyorum; her sevgili, her dost, her kardeş bir parça vicdansızdır aslında ya hani. Anlamak ister seni daha kendini anlayamamışken. Hepimiz yalnızız aslında, bunu her ne kadar kabul etmek istemesek de. Beynimizi kemiren o düşünceler santim santim eritir diri vücudumuzu. Suçlarsan suçlanırsın, yargılarsan yargılanırsın, ceza verirsen cezalandırılırsın.  Birilerinin tesellisi kendinle olan muhakemeni bir süreliğine erteler, seni kurtarmaz. Merhametliler teselli eder,  o tesellilerin hiç bir işe yaramayacağını bilsen de bazen hoşuna gider. Kendini sevilen olarak görürsün ve bir süreliğine güçlü olursun ama yine perde kapanır ve yalnızlığınla baş başa kalırsın. Sahne sırası vicdana gelir. Çileden çıktığın vakitler olur, kendine karşı duyduğun nefret ve de merhametten ötürü. Sürekli ararsın içinde. Kim bilir, belki samimiyetine güvendiğin biri çıkar ve ilk önce kendini affet, deyiverir. Acaba o zaman diner mi sancılarımız? Var mıdır vicdanımızın bir reset tuşu? Ötekileri suçlamak bir yana kendimizi suçlamaktan vazgeçer miyiz acep? Diner mi o zaman içimizdeki bu savaş? Sadece yalnız kaldığımızda çıkardığımız maskelerimizi bir daha takmaya gerek duymaksızın bırakıverir miyiz bir köşe başına? Nereye kadar teselli ederiz kendimizi, kulaklarımızdan hiç gitmeyen o anne dualarıyla. İyisi mi eşhedü, deyip devam etmeli yola. Olanda hayır vardır, deyip şükre vurmalı dili.

Yine deneyeceğiz, belki yine yenileceğiz ama artık hariçte sığınmaya çalıştığımız Hakk’a değil, içimizdeki Hakk’a yöneleceğiz. En azından artık uçuk hayallerin peşinden değil, içimizdeki Hakk’ın peşinden gideceğiz. Dünyayı değiştirmeye kendimizden başlayacağız. Belki bir gün biz de Barış Ağabey kadar deryadil olacağız. Kim bilir, kim bilebilir?

 

Barış der biraz tuzum ekmeğim olsa

Buz gibi pınar suyundan bir testim olsa

Bir de şöyle püfür püfür bir çınar gölgesi

Kaç kula nasip olur ki keyfin böylesi

Bir lokma ye, bir yudum iç, bir oh çekiver

İlaç neye yarar vade gelmişse eğer

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.