Eski Kendimden Yeni Kendime

Mehmet Pala Profil FotosuYaşadığım ya da yaşadığımı sandığım yıllarda farklı kimliklerim olmuş hep. Bu süreç içerisinde çok şey kaçırdığımı hissediyorum. Son günlerde bunun elemini taşıyorum içimde bir yerlerde. İçinde bulunduğum kimlikler yüzünden kendim olamamışım hiç. Hep bir dayatmayla, yanılmayla, körü körüne biat etmekle geçmiş ömrümün belki de en güzel yılları. Sevmeyi hiç denememişim mesela, hep sevilmeyi istemişim. Oysa sevmenin ayrı bir lezzeti varmış tarifsiz, huzurlu, mutlu yanları. Sevmeyi yanlış bilmek ne acıymış. Artık sevmeyi öğreniyorum. Tabiatla iç içe; havayı, suyu, toprağı, denizi, martıyı, ağacı, çiçeği ve böceği… Böceği demişken bütün böcekleri mesela, uğur böceğine verdiğim değeri artık hamam böceğine de verebiliyorum. Tabiatın dilini öğrenmekle geçiyor artık çoğu zamanım. Topraktan uzak kaldığım, çiçeğin kokusunu duyamadığım, yeşilin güzel tarafını göremediğim, hayvanların bana söylediklerini duyamadığım günlere yanıyorum sonra.

“Baharda çiçeğin açıldığını görüp de etkilenmeyen, Udun nağmesini işitip de hislenmeyen oturup nasipsizliğine ağlasın.” (İmam Gazali)

Okuyup anlamadığım şiirleri okuyorum tekrar. Kendimi bir şairmiş gibi hissettiğim zamanlarım oluyor. Şairlerin de bizim gibi etten kemikten birer varlık olduğunu anlıyorum. Onlarda olan duyguların, düşüncelerin her insanda olabileceği sonucuna varıyorum sonra. Her insan bir şairdir bana göre. Her meseleye objektif bakabiliyorum artık. Empati yapabiliyorum en önemlisi. Artık vicdanıma danışabiliyorum her şeyi. Onun süzgecinden geçirdikten sonra dâhil olmaya çalışıyorum artık bütün olaylara. Bence insanların vicdan süzgecini kullanması çok önemli. Günümüzde bu önemin değerini daha da arttıran birçok üzücü örneği görüyoruz maalesef. İnsanların, kimlikleri pahasına kişiliklerini kaybetmesi sonucunda ortaya çıkıyor bu elim hadiseler. Her insanın titreyip kendine gelmesinin vakti değil midir sizce de? Varoluş nedenini düşünmesinin vakti değil midir? Düşünüp anlamasının vakti değil midir? Ben artık düşünüyorum. Beynimdeki pas tutmuş çarkları artık harekete geçirdim. Ne mutlu bana ki o çarkları harekete geçirmeme vesile olan insanlar tanıdım. Ben artık kim olduğumu öğrenmeye çalışıyorum. Hak’tan ayrı olmadığımı biliyorum mesela. O’nun sonsuz merhamet sahibi olduğunu biliyorum. O’nun sonsuz sevgi sahibi olduğunu biliyorum. İçimi anlamayla ısıtıyorum artık. O’nu, yani tüm kâinatı, insanı ve eşyayı. Okuyorum artık, emredildiği için ve mürekkebin akmadığı yerde kan aktığı için.

“Aşk imiş her ne var âlemde

İlim bir kîl ü kâl imiş ancak” (Fuzûlî)

Yaşıyorum artık ilme yakın yaşamanın mutluluğunu. Hazzını duydum artık bilmenin ve anlamanın. Ve biliyorum artık bunların hepsine sebep olan bir Aşk’ın olduğunu.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.