Sevgi Üzerine

Uğur UçarSevgi ya da muhabbet…

Mutasavvıfların, Hakk dostlarının deyişiyle yaradılışın sebebi…[1]

Rabbimizin bizlere bahşettiği kutsal emanet, ilahî bir cevher…[2]

Hz. Mevlâna’nın tabiriyleyse tüm hastalıklarımızın hekimi…[3]

Kubbealtı Lugatı’nda sevgi kelimesinin karşılığı şöyle veriliyor:

“İnsanı karşılık beklemeden yakın ilgi, dostluk, şefkat, bağlılık göstermeye yönelten ve fedakârlıkları göze aldıracak kadar güçlü olabilen duygu, sevme duygusu, muhabbet”

Prof. Dr. İsmail Yakıt Hoca ise sevgiyi şöyle tarif ediyor:

“Bugün sevgi olarak ifâde ettiğimiz kelime klasik kaynaklarda “hub” sözcüğüyle anlatılır. Bu sözcük aynı zamanda muhabbet kelimesinin de köküdür. Hub, Arapçada “kaynama noktasına gelmiş suyun üstüne çıkmaya başlayan kabarcıklara” denir. Habbe kelimesi de buradan gelir. Muhabbet ise susamışlıktan veya fazla arzudan dolayı kalbin kaynamaya ve habbeler çıkarmaya başlamasıdır.”[4]

Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin lideri Gandi de “Sevgi dünyadaki en incelikli güçtür.” ve “Sevginin olduğu yerde yaşam vardır.” diyerek sevginin adeta hayat veren güçlü bir iksir olduğunu tesbit ediyor.[5]

***

Sevginin var oluşumuzun sebebi olmasının yanı sıra “inanma”nın, “öğrenme”nin, “anlama”nın ve “bilme”nin yolu da sevgiyle kesişiyor.

Anlamanın anahtarının sevgi olduğunu “İnsan bir şeyi sevmedikçe onu anlamayı öğrenemez.” diyerek ifade etmiş Goethe.[6]

Anlaşılan, sevgi olmadıkça muhatabın kalkanlarını indirmesi, zırhlarından soyunması da sözkonusu olmuyor. Hâl böyle olunca ne kadar çabalansa da karşıdakinin kabuğundan/dış görünüşünden ziyade bir fikre sahip olunmuyor. Dolayısıyla muhatabı anlamak da mümkün olmuyor.

Benzer şekilde Cemil Meriç de “Hafızanın kanunu, aşkın kanunudur. İnsan ancak sevdiğini öğrenir.” diyerek öğrenebilmenin sevmekle mümkün olduğunu belirtmiş.[7]

Sait Başer Hoca’mız ise bir yazısında inanma ve sevme arasındaki bağlantıyı şöyle vurgulamış:

“Batılı da olsa büyük gönüller bâzı hakikatleri güzel yakalamışlar. Goethe gibi:

‘Sevmeyen neye inanır?’ buyurmuş hazret.

Demek inanmanın yolu sevmekten geçiyor. Îmana dair tarifleri tüketemeyiz mutlaka. Esrarına gark olanlardan sızanlara bakılırsa îman bir aşk olsa gerek.”[8]

Ayrıca iman-sevgi ilişkisiyle ilgili olarak “Birbirinizi sevmedikçe tam îmân etmiş olmazsınız.”[9] hadisini de hatırlamalıyız.

Yine Sait Başer Hoca’mız, bilmenin de sevgiyle mümkün olduğunu; “Bilme imkanı kökünü sevgide buluyor, sevme hali ise bir türlü bilişten varlık kazanıyor.” diyerek ifade etmiş.[10]

***

Tüm bunların da ötesinde sevgi, seven ile sevilen arasındaki bağdır, birleştiricidir. Beraberliğin teminatıdır[11]. Ayrıca “Tevhid, sevgiden hasıl olur.”[12].

Sait Başer Hoca’mız; “İnsanları bir arada tutan en mühim güç sevgidir. Tarih boyunca yaşanmış berâberlikler dâimâ şu veyâ bu seviyede, şu veyâ bu mâhiyette sevgiler üzerine binâ edilegelmiştir.” demektedir.[13]

Sevginin ve muhabbetin olmadığı bir ortamda dostluk, güven, hoşgörü, merhamet, şefkat, fedakârlık, diğerkâmlık gibi iyi özellikler de yeşeremez. Bunun sonucunda da insanın kendi içinde ve toplumda bölünmeler ve çatışmalar başgösterir; kin, nefret, hased, tahammülsüzlük, bireysellik yaygınlaşır.

Bizim de toplum olarak temel sorunumuz sevgisizliktir. Zeki Şahin, yazısında şöyle diyor:

“Yıllarca ülkenin en temel sorununu aradık milletçe. Eğitim diyen oldu, terör diyen, yozlaşma diyen… Bu kadar zor değildi bu sorunun cevabı ve bu kadar derinlere inilmemeliydi. Sevgiden yoksun kalan bir toplumun, düştüğü kötü duruma başka bahane araması gereksizdi.

Sokağa çıkın ve etrafınızdaki bütün karmaşanın, kavganın, gürültünün sebebini düşünün. Dolmuşta, otobüste, okulda, kafede… Bir tarafın sergileyeceği ufacık bir tahammül bütün kavgayı bitirecekken tahammülsüzlükte inat eden insanlar göreceksiniz. Empati kurma becerisini çoktan kaybetmiş, kalbinin katılığıyla övünebilen insanlar…

Peki, düşünelim biraz: Gurur duyduğumuz ve övündüğümüz kalbimizdeki o muhabbeti neden kaybettik? Nasıl bu kadar tahammülsüz ve hırçın bir toplum olduk?”[14]

***

Velhasıl ilacımız sevgidir. Hz. Mevlâna şöyle buyurur:

“Sevgiden acılıklar tatlılaşır,
Sevgiden bakırlar altın kesilir.
Sevgiden tortulu bulanık sular, arı duru su haline gelir,
Sevgiden dertler şifa bulur,
Sevgiden ölü dirilir,
Sevgiden padişahlar kul olur.”[15]

Aziz Mahmud Hüdâî Hazretleri de muhabbet yeli esince dikenlerden dahi gül açtığını söyler.[16]

***

Özetleyecek olursak sevgi ve muhabbet:

– Yaradılışın sebebi
– Bizlere bahşedilen ilahî bir emanet
– Tüm hastalıklarımızın hekimi
– İnanmanın, öğrenmenin, anlamanın ve bilmenin anahtarı
– Birlik-beraberliğin teminatı
– Güven, hoşgörü, merhamet, şefkat, fedakârlık, diğerkâmlık gibi iyi özelliklerin besleyicisi

olmak suretiyle büyük önem taşımaktadır. Belki de bu yüzden Fuzûlî Hz. “Alemde her ne varsa aşktan ibarettir.” demektedir.[17]

***

O hâlde Yûnus Emre Hazretleri’nin öğütlerine uyalım ve

– Cümle alemle kardeş olalım (Hakk’ı girçek sevenlere cümle âlem kardaş gelür)

– Gönüller yapalım (Ben gelmedüm da’vîyiçün, benüm işüm seviyiçün / Dostun evi gönüllerdür, gönüller yapmaga geldüm)

– Sevelim, sevilelim (Sevelüm sevilelüm dünyâ kimseye kalmaz) [18]


1) “Aşk olmasaydı varlık olmazdı” Hz. Mevlâna, Mesnevî, 2020

“İki dünyâ da bir gönülceğiz için var olmuştur; okuyanın dudağından çıkan “Sen olmasaydın” hadisini duy. Yoksa varlığın, mekânın, güneşin, ayın, yerin, şu gökkubbenin vücûdu nerden olacaktı? Sus, her kılında iki yüz dil olsa da söylesen gönül, gene de anlatışa sığmaz.” (“Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım” hadîs-i kudsîsine işaret edilmektedir.) Hz. Mevlâna, Divan-ı Kebir, 3104, cilt 7/608

“Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur. Biz aşkın çocuğuyuz; aşk bizim anamızdır. Ey bizim çadırımızın altında gizlenmiş olan annemiz! Sen bizim nankör tabiatımız yüzünden saklandın.” Hz. Mevlâna, Divan-ı Kebir, Rubai 57

2) Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de zikredilen bir ism-i şerîfi “çok seven” ve “çok sevilen” mânâlarına gelen el-Vedûd’dur.

Bknz.
Hûd Sûresi, 90. ayet: http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#11:90
Burûc Sûresi, 14. ayet: http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#85:14

3) “Bir aşk yüzünden elbisesi yırtılan, hırstan, ayıptan adamakıllı temizlendi.
Ey bizim sevdası güzel aşkımız; şadol; ey bütün hastalıklarımızın hekimi;
Ey bizim kibir ve azametimizin ilâcı, ey bizim Eflâtun’umuz! Ey bizim Calinus’umuz!” Hz. Mevlâna, Mesnevî, 22-24

4) Prof. Dr. İsmail Yakıt – Mevlâna’ya göre aşk ve sevginin önemi http://akademik.semazen.net/author_article_print.php?id=777

5) Mohandas Karamçand Gandi’nin meşhur sözleri http://tr.wikiquote.org/wiki/Mohandas_Karam%C3%A7and_Gandi

6) “A man doesn’t learn to understand anything unless he loves it.” Johann Wolfgang von Goethe http://artquotes.robertgenn.com/auth_search.php?authid=9

7) Cemil Meriç, Sosyoloji Notları ve Konferanslar

8) Sait Başer – Aşk, Damlalar, Ramazan Dergisi 5, Tercüman, İstanbul, 19.04.1988 http://saitbaser.com/1988/04/19/ask/

9) “Îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de tam îmân etmiş olmazsınız. Size bir şey söyleyeyim ki onu yaptığınız takdirde birbirinizi seversiniz: Aranızda selâmı yayınız.” (Müslim, Îmân, 93)

10) http://saitbaser.com/2014/01/13/damlalar-309/

11) “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” (Buhârî, Edeb, 96)

12) http://saitbaser.com/2013/12/26/damlalar-231/

13) Sait Başer – Muhabbetin İçtimâîleşmesi veya Töre ile Türk Olmak http://saitbaser.com/2014/02/24/muhabbetin-ictimailesmesi-veya-tore-ile-turk-olmak-2/

14) Zeki Şahin – Biz Ceketini Öpen Neslin Torunlarıyız! http://gencdergisi.com/7023-biz-ceketini-open-neslin-torunlariyiz.html

15) Hz. Mevlâna, Mesnevî, II, 1529-1531

16) “Esip muhabbet yeli
Vecde getirsin dili
Söylesin can bülbülü
Hardan olsun gülümüz.”

(Muhabbet rüzgârı esip gönlü vecde getirsin, böylece can bülbülü şakısın ve dikenlerden güller açsın.)

Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL – Muhabbet Yeli
http://www.zuhurdergisi.com/yazi_2_Muhabbet-Yeli.html

17) “Aşk imiş her ne var âlemde, ilm bir kıyl ü kâl imiş ancak” (Dünyada her ne var ise kaynağı aşktır; ilim ise koca bir dedikodudur) http://tr.wikiquote.org/wiki/Fuz%C3%BBl%C3%AE

18) Dîvân-ı Yûnus Emre (Hazırlayan: Mustafa Tatcı) http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10663,metinpdf.pdf

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.